Yazarlar 20 HAZİRAN 2010 / 18:00

Fikirden üretime - üniversite

Çift hörgüçlü teknoloji eğrisinin ilk hörgücünde, sıfırdan başlayıp en tepeye kadar çıkan teknolojik değerin oluşması sırasında üniversitenin yadsınamaz bir rolü vardır. Hattâ, üniversitenin katkısı ne kadar güçlü ve yerinde ise, bu hörgüç o kadar görkemli, elde edilen teknoloji o kadar değerli olur.
Kuşkusuz, üniversitenin bu başarıyı gösterebilmesi için akademik çalışmaların doğru ve etkin yapılmış ön çalışmalara dayanması gereklidir. Ön çalışmaların temelinde düş kurmak yatar. Unutmayın, “başkalarının düşleri peşinde koşarak lider olamazsınız.” Kendi düşünüzü düşlemeniz gerekir. Düşünüzün, kâbusa dönüşmemesi için zamanlamayı iyi ayarlamanız gerekir: siz çözümünüzü sunana kadar geçecek 5-6 sene sonrasında yaşanacak bir soruna çare olacak düşü kurmalısınız. Çözümünüzü sunduğunuzda sorun daha ortada yoksa veya sorun ortaya çıktıktan seneler sonra sunacağınız bir çâre “para etmeyecek”tir.
Üniversite yaratacağı teknoloji için bir buluşu temel alacaktır. Eğer buluşu değil sorunu temel alırsa, çözüm üretir, teknoloji değil. Buluş, eğer üniversite dışında yapılırsa, sonuç daha verimli olmaktadır. Buluşu üniversiteden beklemek, akademik koşullanmalardan ötürü kısıtlayıcı sonuçlar vermektedir.
Üniversitenin çıktısı temel teknoloji olacaktır. Bunu bir ürüne uygulamak, üniversitenin işi değildir. Uygulamayı da üniversiteden beklemek, bestekâra virtüözlük yaptırmak gibi olacaktır. Uygulama, sanayi tarafından ve ürünleştirme (productisation) çalışması içinde yapılmalıdır. Teknolojinin işe yaraması ürünleştirmedeki başarıya bağlıdır. Sanayimiz bu alanda yaygın şekilde deneyimli değildir.
Ülkemizde, sanayici, öyle gelmiş öyle gider, sanayicilik değil, bunun küçük bir kısmı olan fabrikatörlüğe sıkışmıştır. Fabrikatörlüğün, ölçme ve sertifikasyon esasları belirleme dışında üniversite ile pek bir işi yoktur. Bu nedenle de şu meşhur üniversite-sanayi işbirliği olması gerektiği teknoloji geliştirme düzeyinde gerçekleşememektedir. Teknoparklar vesilesiyle sanayiyi üniversitenin içine hapsetseler bile!
Haftaya son …
ETİKETLER : Sayı:776