Yazarlar 11 EYLÜL 2016 / 15:24

Fintech’ler yeni bir cephe açıyor

Bankalarla işi olmayan, yolu düşmeyen kimse kalmadı gibi gelebilir size. Dünyada halen iki buçuk milyar insan henüz bir hesapla veya herhangi bir finansal hizmetle tanışmamış durumdalar. Ancak finansal hizmetleri bankalar aracılığı ile yapmaktan başka şansı olmayan ve bu hizmetleri online olarak kolay bir şekilde alabilenler çoğunlukta. Hatta bir banka yerine birden fazla banka ile çalışanların oranı ise çok yüksek ülkemizde. Bankalar rekabette avantaj sağlayabilmek, mevcut müşterilerini memnuniyet sağlayarak elde tutabilmek ve yeni müşteri kazanmak için sürekli yeni teknolojileri takip ediyor ve kullanıyorlar, ülkemizde ve dünyada bu alanda birçok ilke imza atıyorlar.
İnternetin yaygınlaşması, mobil teknolojilerin gelişmesi ile birlikte bankalar da dijital kanallarına öncelik verdiler ve müşterilerinin önemli bir kısmına sadece dijital müşteri olarak hizmet verir oldular. Hal böyle olunca dijital deneyimi daha iyi sunan bankalar yeni müşteriler tarafından tercih edilir hale geldiler. 
Bu bilgiler ışığında, bankacılık sektörü finansal hayatımızın çok önemli bir parçası oldu ve yerini alabilecek başka bir alternatifi ise henüz yok. Ama bankalar gerçekten öyle mi? Bill Gates’in 1994 yılında gelecek teknolojiler ile ilgili öngürüyle söylediği “Bankacılık gereklidir ama bankalar değildir” sözü artık biraz daha üzerine düşünülmesi gereken duruma geldi. Neden mi? Bu yazıda biraz bu konuya değinelim.
İlk dile getirmek istediğim konu finansal teknolojiler konusunda çözüm geliştiren yenilikçi firmalar. Bunlara kısaltma yapılarak Fintech’de deniliyor. Fintech’ler mevduat toplama lisansına sahip olmadığı için bir banka değiller. Ancak yenilikçi çözümlerle bankalara alternatif çözümler geliştiriyor ve giderek büyük hacimli tutarlara yön verir hale gelebiliyorlar. Rekabet ortamında daha önce olmayan yeni bir cephe açmış oluyorlar. Teknolojinin sağladığı fırsatlarla rekabet zaten öyle bir hale geldi ki, artık farklı oyuncular farklı alanlarda kolayca rakip olabiliyorlar. Örneğin bir telekom firması müşterilerine daha iyi bir deneyim için mobil cüzdan uygulaması geliştirebiliyor ya da büyük bir telefon üreticisi telefona gömülü olarak mobil ödeme platformu sunabiliyor. Dünyaca ünlü arama motoru mobil işletim sistemiyle kartsız alternatif ödeme sistemini duyuruyor, sosyal medya lideri Facebook bankacılık lisansı alıyor ve elektronik para ile kendi büyük dünyasında bir ekonomi yaratabiliyor.  Fintech’lerin bu örneklerdeki büyük oyuncular olması da gerekmiyor, dünyada çok hızlı bir şekilde büyüyen ve finansal çözüm sağlayan bu firmalar büyük oyunculardan çok daha fazla sayıdalar.
Bankalar ise ağır denetim ve düzenleme kuralları bir yandan, büyük ve görece çevik olmayan yapıları bir yandan bu dünyada olup bitenleri anlamakta bir miktar vakit kaybettiler. Çünkü bankacılık sadece bankalar tarafından yapılabilirdi. Ancak Avrupa Birliği başta olmak üzere, gelişmiş birçok ülkede bankacılık işlemlerinin bizzat bankalar tarafından bu firmaların kullanımına sunulmasının bir zorunluluk olduğu duyurulunca aktörler aynı iken senaryolar bir anda değişmiş oldu. Hükümetler rekabeti artırmak, ekonomiyi canlandırmak, daha yenilikçi bir piyasa oluşturmak için öyle bir karar aldı ki, Fintech’ler bu karar ile bir bankanın hizmetini o bankadan daha iyi verebilir duruma gelme fırsatına sahip oldu.  Dünyamıza “Open Banking” olarak giren bu kavram 2018 den sonra bankacılığı değiştirecek en önemli konu olacak görünüyor.
Bir sonraki yazıda open banking ve bu alanda hangi ülkenin hangi seviyede olduğunu ve örneklerini aktarmaya çalışacağım…
 
Ünal Sezer
unal.sezer@ibtech.com.tr

 
 
 
 
ETİKETLER : 1088 Ünal Sezer