Yazarlar 14 EKİM 2012 / 14:33

Gazeteler interneti kime şikayet ediyor?

Yirmi ulusal gazete geçtiğimiz haftalarda bir “manifesto” yayınladı: “Gazetelerin içeriği sadece gazetelerindir” diye başlayan bu bildiri, “Korsan gazeteciliğe hayır manifestosu” olarak adlandırıldı (http://goo.gl/5bUQL). Bildirinin tonu, sanki “içeriklerini” izinsiz alıp yayınlayan internet sitelerini “okurlarına” şikayet eden bir tonda kaleme alınmıştı, ama bana ve başka bir çoklarına asıl muhatap başkalarıymış gibi geldi.
Bildiri bir tutarsızlıklar manzumesi gibi. Bildiriyi yayınlayan gazetelerin kendilerinin internetten (ç)aldıkları, berbat çevirilerle derledikleri veya sosyal medya paylaşımlarından aparttıkları içeriğin yoğunluğuyla aslında “korsan gazeteciliğin önde gideni” oldukları kanıtlarıyla gösterildi mesela (http://goo.gl/VMY6P). “Ürettiğimiz içerik” dedikleri “haber”in kamusal niteliği dolayısıyla, aslında hukuken tamamen desteksiz attıkları da anlatıldı; Çünkü Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, “haber”i diğer içeriklerden ayırarak alıntılanmasını, paylaşılmasını vb. serbest bırakmıştı (http://goo.gl/bzBIL). Çoğunu ajanslardan aldıkları bu haberleri kendi “üretimleri” ilan etmeleri bırakın hukuka sağduyuya da sığmıyordu. İş yapma tarzlarının yeni paradigmalara uyumsuzluğu nedeniyle uğradıkları zarardan duydukları paniğe işaret eden, bu gazeteleri hiç bir şekilde internette anmayarak onlara dersini vermeye çağıran güzel makaleler de yayınlandı (http://goo.gl/A85YB ve http://goo.gl/TRg7B).
Benim takıldığım şey ise daha çok bu bildirinin muhatabıydı. İlk bakışta bu gazeteler sanki “okurlarına” sesleniyor, onlara interneti şikayet ediyor gibiydiler. Ama hala “okur” sandıkları bu kitlenin internette çoktan “kullanıcı” ve hatta “yayıncı” olduğunu düşününce, ya bu gazetelerin yöneticilerinin cehaletine hükmetmeniz veya işin altında başka bir iş aramanız gerekir.
Ben de bu bildirinin ana akım medyayı oligopol konumunun sarsarak haksız kazancından eden internete karşı geliştirilen tehdit algısının sonucu olduğunu düşünüyorum. Ama bence asıl muhatap okurlar değil, iktidar. Ana akım medya interneti iktidara şikayet ediyor ve bunu yaparken iktidarın kendisinin internete karşı duyduğu tehdit algısına güveniyor.
Böylece zaten internet sansürcüsü ülkeler liginde anlı şanlı yerimizi borçlu olduğumuz iktidarın daha baskıcı, daha sansürcü düzenlemeler yapacağını umut ediyor.
Bu al gülüm ver gülüm ilişkisinde “medya etiği” gören var mı?
ETİKETLER : Sayı:892