Yazarlar 09 HAZİRAN 2014 / 08:07

Geleceğin öğrenimine bir adım…

Günümüzde oldukça önemli hale gelen ‘bilişim teknolojisi destekli öğrenme’ alanındaki gelişmelerin ve yeniliklerin tartışılmasına olanak sağlayan Future-Learning Konferanslarından ilki 2004 yılında yapılmıştı. Her iki yılda bir düzenlenen “Uluslararası Gelecek İçin Öğrenme Alanında Yenileşim Konferansı” (International Future-Learning Conference on Innovations in Learning for the Future)’nın 5.’si İstanbul Üniversitesi (İÜ) Enformatik Bölümü, Türkiye Bilişim Vakfı ve Türkiye Bilişim Derneği İstanbul Şubesi’nin desteğiyle 5-7 Mayıs tarihleri arasında İÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Konferansın açılış konuşmasını yapan Future Learning Konferansı Eş Başkanı Prof.Dr. Sevinç Gülseçen, sözlerine “e-öğrenme” ifadesinin kullanılma tarihi hakkında bilgi vererek başladı. Prof.Dr. Gülseçen, “Artık günümüz ve geleceğimizin öğrenme şekli teknoloji temellidir. Sadece okullarda değil iş dünyasında da bu yöntemden çok verim alınmış ve personel eğitimlerindeki maliyet göze alınarak iş dünyası tarafından da kolaylıkla benimsenmiştir. Eğitimin sadece yüz yüze olması gerektiğini savunanlara karşı iyi tasarlanmış ve doğru teknolojilerle desteklenmiş eğitimde yararlı olabileceğini anlatmaya çalıştığımız zamanlar geride kalmaya başladı” diyerek konferansın ayrıntılarını katılımcılarla paylaştı. Muhtelif konuşmacıların ardından söz alan İÜ Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Sedat Murat, organizasyonun ülkemizin geleceğine katkı sağlayacağına dair inancının sonsuz olduğunu belirterek “Çağımız çok hızlı değişim ve dönüşümlere tanık olmaktadır. Teknolojik gelişmeler kendini eğitim ve iletişim alanında hissettirmektedir. Böyle bir dünyada rekabet edebilmek için beşeri sermaye önemlidir. Beşeri sermayeyi çağına uygun geliştiren ülkeler rekabette avantajlıdır. İnsanların eğitimine önem vermeliyiz” dedi. Davetliler arasında bulunan Portekiz Açık Öğretim Üniversitesinden Dr. Pedro Isaias’ın “Empatik e-öğrenim ortamında empatik sistem ve geleceğin öğrenimi” başlıklı sunumu büyük ilgiyle karşılandı.
Bu yılın özel tema’sı “Sağlık alanında bilişim” olarak belirlenen konferansta, muhtelif çalıştaylar düzenlendi. Ayrıca “Geleceğin Öğrenimi (Future Learning)“ konferanslarında, başlı başına bir yenilik olarak kabul edilebilecek ve günümüzde çok önem kazanmaya başlayan “e-öğrenme (e-learning)” ve “uzaktan eğitim (distance learning) üzerinde yoğunlaşan ve aşağıda belirtilen konu başlıklarında hazırlanmış özgün araştırmalar da sunulup, tartışıldı.
• Web tabanlı etkileşimli eğitim projesi Letsfeedback çalıştayı,
• Süper bilgisayarlar ile veri analizi, animasyon ve simülasyon,
• Uzaktan öğretim aracılığı ile eğitici eğitimi çalışmaları,
• Eğitimde robotların kullanımı,
• Sağlık bilimleri ile web tabanlı eğitimlerin bütünleştirilmesi,
• Sağlık eğitiminde bilgi teknolojileri,
• Tıp eğitiminde e-öğrenme.... vbg.
Konferansın ilk günü öğleden sonra üzerinde durulan önemli bir başlık da ‘MOOC’dan yararlanarak kişiselleştirme ve uyumdu. Tek kelime olarak okunduğunda hiçbir anlam ifade etmeyen bu kısaltma, Birleşik Devletler’de ‘üniversite eğitimin geleceği’ olarak tanımlanıyor. MOOC, ‘Massively Open Online Course’ kelimelerinin ilk harflerinden oluşuyor. Kitlelere açık, internet ortamında verilen dersleri tanımlıyor. Söz konusu dersler gerçekten de kitlesel ölçekte açıklığa sahip. Örneğin; tek bir dersi binlerce öğrenci ve profesyonel aynı anda alabiliyor. Dersleri, ‘ders’ yapan uygulama ise katılımcılara ödevlerin verilmesi, performans değerlendirmesinin yapılması ve aynen gerçek bir okulda olduğu gibi geçenlerin kalanlardan ayrılması. MOOC eğitim sektöründe son iki yıldır müthiş bir çalkantı yarattı. Akademisyenlerin ve saygın üniversitelerin bazıları yeni kavramı hızla benimsedi. Harvard, M.I.T, CalTech ve Texas üniversiteleri MOOC fenomenini geliştirmek ve yaygınlaştırmak için ortaklaşa söz verdi. Sadece bu dört üniversitenin MOOC teknolojisine yönelik 100 milyon doları aşan bir bütçeyi 3 yıl içinde harcayacağı tahmin ediliyor. MOOC kavramını benimseyenler onu ‘kaliteli eğitimin demokratikleşmesi’ olarak görüyor.
Sonuç olarak “Uluslararası Gelecek İçin Öğrenme Alanında Yenileşim Konferansı”nın önemli bilgi paylaşımı sağladığı çok açık. Ancak devletten katılımın olmaması, eğitimin geleceğine verilen önemin iç burkan bir göstergeydi.
ETİKETLER : Sayı:975
YORUMLAR
Turker Canbazoglu 17 HAZİRAN 2014 / 10:45 0 0
Klasik yuz yuze olmayan egitim olgunlasmis, ne istedigini bilen, kendi kendine motive olabilenler için uygundur. Universite ilk siniflar icin uygun degildir. Akademik ve ozel sektörde eğitimler vermiş biri olarak ben bu sonuca ulaştim. MIT'de kara tahta onunde, tebeşir ile anfilerde egitim verildigini Internet'deki video'lardan görüyoruz.
emel altay 11 HAZİRAN 2014 / 14:11 0 0
Değerli dostum İhsan Abi ,
Paylaşımınızdan dolayı çok teşekkür ederim.
Teknolojide ki gelişmenin eğitime sağladığı imkan aynı zamanda büyük fırsat eşitliği de sağlıyor. Yazınızda belirttiğiniz gibi ‘kaliteli eğitimin demokratikleşmesi’ çok önemli.Yaşam boyu eğitim alabilme imkanı , sektörel paylaşım , ortak fayda yaratma imkanları ..saymakla bitmeyecek… hızlı gelişme eğrisi çizmekte….
Amerikada bir üniversitede eğitimin maliyeti tartışılırken , cehaletin en maliyetli olduğu sonucuna varılmış.
( Doğan Cüceloğlu tanık olmuş )
Sunulan imkanların zaman , mekan ve ülkeden bağımsız kullanılabilirliği nedeniyle , inancım odur ki üniversitelerimiz , kamu ve özel sektör kurumlarımız kayıtsız kalamayacaklardır.
Selam ve saygılarımla…
emel
Mehmet Tunckanat 10 HAZİRAN 2014 / 13:16 0 0
Ihsan abi teşekkürler paylaşım için. Umarım bu yazınızı sadece öğrencilere cihaz dağıtarak onları geleceğe hazırladıklarını düşünenler de okurlar.