Yazarlar 12 AĞUSTOS 2013 / 08:09

Havuç ilkesi

Bu işin sonucunda bir havuç yok mu? Bu işin sürekli yapılması için verilecek havuç ne olacak? gibi söylemler nedeniyle iş hayatında havuç kelimesi çok sevilmez. Bir nevi o işi yapan bir kişi veya grup için aferin demenin, başını okşamanın bir başka yolu gibi algılanır. Birçok hayvan eğitiminde de bu içgüdü kullanılmaktadır. Bir yunus balığı terbiyecisi, eğitimlerde yunus taklalar atınca yunus teşekkürü anlamayacağı için ağzına küçük balıklar vermesi bu yüzdendir. Bu nedenle şahsen ben de havuç kelimesinden bu anlamda hazzetmem.
Ancak adı havuç ilkesi olan araştırma sonuçlarını okuyunca keşke adında havuç kelimesi geçmeseydi diye geçirdim içimden. Şirketler varlıklarını sürdürebilmek için bazen o kadar agresif olabiliyorlar ki, temel olan konuları kaçırabiliyorlar ve küçük vadeli hesaplar için uzun vadeli değerlerini kaybedebiliyorlar. Gostick ve Elton adında iki araştırmacı on yıl boyunca ve iki yüz bin çalışanı kapsayan bir araştırma yapıyorlar. Amaç temelli takdir gücünün işe nasıl yansıdığını izleyip sonuçlar ile ilişkisini ortaya koyuyor, ölçüm kriterlerini belirliyorlar. İş dünyasına şu sıralar yeni bir kavram giriyor ve çokça kullanılıyor. Hızlandırıcı! Her liderin düşündüğü konu bu. Bu iş daha hızlı yapılabilir mi? Bunun kısa ve orta vadede en iyi yolu nedir? Hızlandırıcı bir köprü olarak algılanabilir. Ekiplerinin şimdi bulundukları yer ile olması gereken yer arasındaki uçurumu kapatacak köprü olarak tanımlanabilir. Aynen İzmit körfezini dolaşmaya gerek kalmadan Gebze, Yalova arasına yapılacak köprü gibi.
Peki liderler bu hızlandırıcıyı hızlı bir şekilde ve kalıcı olarak kendi iş modellerinde nasıl inşa ederler? Yanıt havuç ilkesine göre çok basit. Takdir ederek! Araştırma sonuçlarından çoğu gösteriyor ki, işte yüksek motivasyon ile çalışanların çoğu yüzde 94,4 oranında yöneticilerinin kendilerini uygun zamanda, uygun şekilde takdir ettiğini söylüyor. Bu takdir bir nakit değildir. Bilakis birazda toplum yapımız gereği göz göze gelerek içten bir teşekkür kadar etkili olabilecek bir şey daha yoktur. Bu yanlış algı yüzünden belki de nakitler havuç olarak algılanıyor olabilir. Bir iş sonucunda takdir edilmeden, teşekkür edilmeden hesapta değişen rakamların ne anlamı olabilir. Birçok insan sudan çıkıp takla atıp bir de halkanın içinden geçince küçük balık için mi yapıyordur bunca şeyi. Yunus nerden bilsin havuç ilkesini. Yunus o balığın bir takdir olduğunu anlıyor bir şekilde.
Unutulmaması gereken bir nokta daha var. Bir şeyin sürdürülebilir olması için sürdürülebilir besleyenleri olması gerekir. Bir gölün sürekli aynı seviyede kalması için gölü sürekli besleyen nehirlerin olması gerektiği gibi. Bu nedenle bu iş bir yönetim tarzı olmalı ve sürekliliğini korumalıdır. O zaman her şey daha hızlı olacaktır. Havada dönerken bir takla daha atmanın yollarını çalışanlar zaten arayacaklardır.
ETİKETLER : Sayı:933