Yazarlar 15 ARALIK 2014 / 12:24

İnovasyon Haftası'nın ardından...

ÖNCE RÜYALARIMIZDA HAREKET EDERİZ. SONRA, HAYALLERİMİZ BİZİMLE YOL ALIR...

5-7 Aralık tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ekonomi Bakanlığı desteğiyle düzenlenen inovasyon haftası “Türkiye inovasyonla geleceğe koşuyor” başlığı altında gerçekleştirildi. Özellikle Hükümet  ve Üniversitelerimizin katılımındaki yoğunluk memnuniyet verici boyuttaydı.  Ayrıca, Hollanda etkinlikte partner ülke olarak yer almıştı.

Daha kısa bir süre önce (13-16 Kasım 2014) düzenlenen İnovasyon Türkiye ’14 –Yenilikçi Teknolojiler ve Buluşlar Fuarı- ile karşılaştırıldığında -Ayrımcılık mı var?  sorusu akla gelse de amaç, ülkenin geleceğini aydınlatmak olunca olumsuz düşüncelerden arınmak en doğrusu...

Bambu Etkisi...

Açılış öncesinde –artık TM yerine kullanılacağı söylenen- “Türkiye, Gücünü Keşfet (Discover the Potential) sloganının bol bol kullanıldığı kısa film sık sık ekranlara yansıtıldı. Ardından açılış konuşmasını yapan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi çalışmalarını; Türkiye ihracatçılarının hayal ettiği inovasyon ve rekabet serüvenini bambu ağaçlarının büyümesine benzeterek, bu ağaçların 5 yıl boyunca en uygun koşullarda dahi hiçbir gelişme göstermediğini , ardından sanki sihirli bir el dokunmuşcasına birdenbire günde 40-45 cm. büyümeye  başladığını ve 6 haftada 27 metrelik esas boyutuna ulaştığını anlattı. Bambu ağaçlarının duruyormuş gibi yapıp hızla büyümesinin, 5 yıl boyunca sabırla saldığı köklerinden kaynaklandığını söyledi. Türkiyenin küresel inovasyon endeksinde 74.sıradan (2012) 54.sıraya yükseldiğini açıklarken yolun uzun ve meşakkatli bir yolculuk gerektirdiğini açıkladı.

Konferansta bir ‘gelecek bilimci’...

Teknoloji başlığı altındaki ilk konferans, MIT medya laboratuvarı kurucusu Nicholas Negromonte tarafından gerçekleştirildi. Bilgisayarlarda mouse'un terk edileceğini ve ekranların parmakla yönetileceğini 1984 yılında yaptığı bir konuşmasında öngören MIT Media Laboratuvarı Kurucusu Nicholas Negroponte, İnovasyon Haftası'nın en önemli konuklarından birisi olarak öne çıktı.

Yaratıcı bir toplum için en kritik ve hassas noktanın insanlar arasında bağlantı kurmak olduğunu aktaran Negroponte, "Bağlantı kurmaya bir insanlık hakkı olarak bakabilir miyiz? Bu soruyu sorduğumuz zaman her şey değişecek, buna hakkımız olmalı. Bugüne kadar hiçbir ülke önerdiklerimi vaktinde yapmadı. Bugünden Türkiye'ye öneriyorum. İnterneti ücretsiz yaparsanız toplumun gelişmesine inanılmaz bir katkı sağlar ve başarılı olursunuz. Daha büyük bir ekonomi için internet ücretsiz olmalı" dedi.

Konuşmasında inovatif olabilmenin ipuçlarını veren Negroponte, "Biri size geliştirdiğiniz bir düşüncenizin saçma olduğunu söylerse, bundan onur duymalısınız. Bunu tavsiye olarak almalısınız" diyerek yeni öngörüsünü ’insanla bilgisayarın konuşması’ olarak açıkladı.

İnovasyon sözcüğü yerine “Uygulamalı Yenilik”...

 

Eski yazılarımda “Yenileşim” olarak Türkçesini kullanmaya özen gösterdiğim inovasyon sözcüğünün yerine “Uygulamalı Yenilik” kavramının kullanılmasını öneren Başbakan Davutoğlu, 2.günü katıldığı etkinlikte inovasyonun 5 farklı aşaması olduğunu anlatarak bunları;

-Hayal,

-Fikir veya tez,

-Uygulama ya da teknoloji,

-Ticarileşme ya da pazarda karşılık bulma,

-Rekabet,... olarak tanımladı.

Türkiye-Hollanda İş Forumu...

 

Açılışı Hollanda Kraliyeti Büyükelçisi Ron Keller tarafından yapılan forumdaki çalıştaylar ilginç başlıklar içeriyordu. Akıllı Şehirler, Koruyucu Hekimlik, Su, İnovasyon Yönetişimi, Gıdada inovasyon,ve İhracat için tasarım bunlardan başlıca olanlarıydı. Özellikle ilgi alanıma giren ve “Eve kadar fiber-FTTH” altyapı çalışmalarında emeğim olan Almere kentinin akıllı şehirler kapsamına girmiş olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Ne diyelim darısı başımıza...

Sonuç:

 

Onlarca başlık altında yürütülen konferans ve panellerin tamamı yüksek bir izleyici kitlesi tarafından takip edildi. İnovasyon ve Eğitim, Sayısal Dünya ve Sosyal Medya, Girişimcilik ekosisteminde yeni yaklaşımlar, İnovasyon Yönetimi, Orta Doğu/Kuzey Afrika ve Türkiye’de endüstri geleceğinin yol haritası, Bilim ve Yapay Zeka başlıkları öne çıkanlar arasındaydı.

Özellikle 58 Üniversite, 43 Ar-Ge merkezi ve 27 Teknopark/Bilim ve Teknoloji Merkezini bu etkinlikte görmek gençlerle hayal ve hedeflerini paylaşmak herşeyden güzeldi. TİM tarafından katılımcılara dağıtılan “İnovasyon Seferi-Gijs Van Wulfen” kitabı incelemeye değer özellikteydi. Tüm konuşmaların ardından kenara not edilen en önemli husus “Verdiğimiz sözlerin arkasında durup, gelecek için koyduğumuz hedefleri gerçekleştirmede ne oranda başarılı olacağız?” sorusunun önümüzdeki yıl ve yıllarda bulacağı karşılık.

Sarfedilen bunca emek, para ve sözün ardından Hz.Mevlana’nın bir sözü üzerinden geleceğe umutla bakmak daha doğru olacak; -Üzülme ! Ayağına batan dikenler “Aradığın gülün habercisidir”.


Umarız öyledir. Yolumuz açık olsun... 08.12.2014

İhsan.mutlu@botmas.com.tr

 
ETİKETLER : 1000
YORUMLAR
Özge ŞENÖZ 23 ARALIK 2014 / 11:22 0 0
Gönlünüz rahat olsun İhsan Bey. İnovasyon haftasında pırıl pırıl gençler tanıdık. Güller çok yakında açacak eminim.
Saygı ve sevgilerimle.
Hülya Gümüş 23 ARALIK 2014 / 09:32 0 0
Evet, bu kadar büyük heyecan, emek ve harcamayla ifade edilen planlar bir gün (yakın gelecekte bir gün) gerçek olur.
Mehmet Çelikyay 22 ARALIK 2014 / 08:59 0 0
inovasyona makro iktisat açısından yapılan bu yaklaşımlar çok önemli ancak inovasyonu ortaya çıkaran bireysel ve takım çalışmaları olduğuna göre ,yenilikçi birey ve onlardan oluşan inovasyon takım kültürü ve örğüt iklimi nasıl oluşturmalıyızın da gözönüne alınmasında mecburiyet var.inovasyonu ortaya koyma konusunda nasıl ki japonya,israil,Finlandiya,Hollanda vb.ülke ekolları var ise bizimde kendi ekolumuzu yada okulumuzu oluşturmamız gerekiyor.

Ne demiş Atalarımız''İnsanı yaşat ki devlet yaşasın'' yani insana odaklanan her çalışma mutlaka olumlu çıktılar sağlar.