Yazarlar 21 ŞUBAT 2010 / 18:00

Intel Inside - 1

Kafatasımızın içinde aslında üç beyin var. Eski beyin ya da beyincik, sürüngenlerde de olan bir organ. Bedensel devinimleri kontrol edip, örneğin nefes alma gibi hayatta kalma reflekslerini üretiyor. Orta beyin ya da limbik sistem ise memelilerde beyinciğe eklenmiş, kaç/savaş kararına yol açan duygular için hormon üreten bir dizi küçük beze. Yeni beyin ya da neokorteks diğer ikisine primatlarda eklenmiş, hafıza parçalarını buluşturup düşünceyi  yaratan, iki yarıküreli “doğal işlemci.” Sadece insanlarda olan tek parça, yeni beynin ön kısmı. “Dünyada diğerleri ile var olan kişi,” yani “ben” farkındalığının, insan bilincinin başladığı organ. Bilinç, eski ve orta beyinde olanların farkında değildir, fakat bu beyinlerle etkileşebilir, yönlendirebilir. Örneğin duygulara gem vurmak, ölüm noktasına kadar nefesini tutabilmek bu tip marifetler. İnsanı insan yapan bu üç beyinin birarada çalışması.
Yolda yürüyorsunuz. Eski beyin kasları kontrol edip bacakları birbirinin önüne atıyor. Yeni beyin görsel verileri işleyip kaldırımda kalmanızı sağlıyor. Ön beyin, eşinizle yaptığınız tartışmaya odaklı. Orta beyin tartışmanın tüm hararetini yeniden yaşıyor. Yeni beyin alternatif ifadeler kurarken, orta beyin bunları tartışırken düşünemediğiniz için üzülüyor. Birden ayağınız kayıyor, eski beyin refleks gösterip vücudu düşmekten kurtarıyor. Orta beyin önce korkuyu sonra rahatlamayı yaşıyor. Yeni beyin ise ıslak zemin ile kaymayı buluşturup, kuru yerden yürümenin daha güvenli olduğunu düşünüyor.
Gelişimsel biyologlar neden dev bir beyincik yerine 3 ayrı beyinimiz olduğunu düşünedursun, bir nöroişlemciyi dördüncü beyin olarak yerleştirme çalışmaları ilerliyor. Bunun için öncelikle bir sinir- işlemci arayüzü gerek. Ülkemizde 4200 kişiye takılmış olan, “biyonik kulak” (koklear implant) gibi sağaltıcı cihazlar birer nöroişlemcidir. Şimdi de performans arttıran nöroişlemciler yolda. Ekrandaki imleçi, klavyeyi hatta TV ve benzeri cihazları sadece düşünerek kontrol edebileceğiz. “Intel Inside” mottosunu gayet kişisel alacağımız günler için yapılan çalışmaları haftaya anlatmak istiyorum.
ETİKETLER : Sayı:759