Yazarlar 29 AĞUSTOS 2010 / 18:00

İnternet erişimi bir vatandaşlık hakkı

Geçtiğimiz Haziran ayında, Finlandiya, hızlı genişbant internet erişimini temel bir vatandaşlık hakkı olarak tanıyan bir yasa çıkardı. Yürürlüğe giren yasa, telekom operatörlerini her vatandaşa makul bir ücretle en az 1MB’lik genişbant bağlantısı sağlamaya zorluyordu. Bu yasayla Finlandiya internet erişimini bir insan hakkı olarak tanımlayan ilk ülke haline geldi. Şimdi bu bakış açısı yavaş yavaş diğer ülkelere de yayılıyor. Şimdi de Kanada’da Kamusal Fayda Savunu Merkezi’nin (PIAC) genişbant erişiminin bir temel hak olarak tanınması gerektiğine ilişkin raporu tartışılıyor (http://www.piac.ca/files/is_broadband_basic_service_piac_aug_2010.pdf). Rapor geniş yankı uyandırmış durumda ve Kanada’nın benzeri bir kanunu yürürlüğe sokacağına kesin gözüyle bakılıyor. Konuyla ilgili Avrupa Birliği’nde de çalışmalar hızla ilerliyor. Çok yakın bir gelecekte tüm AB ölçeğinde internet erişiminin temel haklardan biri olarak tanımlandığını ve anayasalara girdiğini göreceğiz.
Peki burada ne oluyor? “Evrensel Erişim” ile ilgili olarak yapılmış onca çalışmaya rağmen bu konuda gerçek bir ilerleme kaydedildiğini söylemek mümkün değil. Tüm dünyada giderek gerilemeye başlayan sayısal bölünme ülkeyi derin bir şekilde etkilemeye devam ediyor. E-Dönüşüm Türkiye İcra Kurulu’nun 2006‘da kabul ettiği “Bilgi Toplumu Stratejisi” bu alanda da tam bir başarısızlıkla sonuçlandı. Zaten şu sıralar İcra Kurulu’nun adı var kendisi yok. Kurulun yetkilerini bir oldu bittiyle kendinde toplayan Ulaştırma Bakanlığı ve bağımsız olması gerekirken kendisine bağladığı BTK da vatandaşa erişim sağlamakla değil internet erişimini engellemekle uğraşıyor!
Bu konuda son darbe de halen fiili tekelini sürdüren Türk Telekom’un kotasız internet paketlerini devreden çıkarmayı amaçlayan yeni tarifeleriyle geldi. Bu yeni tarifelere göre limitsiz paketlerin tamamına yeni müşteri alımı kapatılıyor ve müşteriler “Adil Kullanım Kotası” adı altında sınırlı erişim paketlerine yönlendiriliyor. Bunu korsan erişimi kısıtlamakla açıklayan da var, yeterli yatırım yapmaktan kaçınan TT’nin ağ üzerindeki yükü azaltmak için kullandığı bir bahane olduğunu iddia eden de. YouTube’un bile bu yüzden engellendiğini söyleyenler olmuştu!
Yani... “herkes gider Mersin’e”...
ETİKETLER : Sayı:786
YORUMLAR
Tahsin Yılmaz 01 EYLÜL 2010 / 16:08 0 0
Günaydın beyfendi. Günaydın Fransa. Internet'in; oturduğumuz evin kapısından adımımızı dışarıya attığımız anda başlayan "fiziksel yol kullanıcısı" oluşumuzdan hiç farklı olmadığını ve ücrete tabi tutulmasının niye yadırganmadığını anlatmaya senelerimizi harcadık. Sizler daha bu seviyeden bakamıyordunuz.

Ayrısa Bilgi Toplumu Ajansı kurulmasını amir çalışmamızı hiç desteklemiş mişdiniz? Üstelik gazetenizde haber de yapmıştı arkadaşlarınız 2008'de. Röportajımı özet haber geçmişlerdi. Binali Yıldırım'ın yaptığı densizliği; Bilgi Toplumu Ajansı kurulsun istemeyen böyyük dernek, vakıf ve şirketleri ve bazı yazarları ve editörlerinin sözde eleştirileriyle mi aşılacak?