Yazarlar 30 EYLÜL 2012 / 10:43

İnternet ve hukuk

Türkiye dahil dünyanın birçok ülkesinde basın özgürlüğü tam manasıyla yok. Soğuk savaş döneminden veya ülkelerin diktatörler tarafından yöneltildiği zamanlardan kalan kanunlar, kanun koyucu meclislerin yavaşlığı, hakim ve savcıların farklı veya yanlış yorumlamaları yüzünden, Internet üzerinden yapılan yayınlar ile basılı yayınlar arasındaki hukuki farklılıkların bile tam anlaşılamadığı veya tam gözetilemediği bir dünyada yaşıyoruz.
Türkiye’de YouTube olay ve davalarını ve kapatmaları unutmadık tabii. Dün de Brezilyanın bir eyaletinde bir hakim Google ve YouTube sitelerinin 24 saat kapatılmasını, 500 bin dolar ceza ödemelerini, ayrıca Google Brezilya şirket müdürünün ise tutuklanmasını emretti. Niçin? Bir belediye başkanlığı seçiminde bir adaya haksız yere saldırılmış ve onun hakkında bir videoya YouTube üzerinden ulaşılıyor.
Mantıktan yoksun böyle kararların çıkmasının bir çok nedeni var:
• Savcı ve hakimler, arkaik kanunları uygulamak zorundalar; eğer basılı yayın üzerindeki bir aksiyon suç olarak daha önce kabul edilmişse, Internet yayını olduğunda da suç kabul ediliyor.
• YouTube Çin’de yasak; Tayland, Fas ve Türkiye dahil bir çok ülkede geçici olarak kapatıldı. İran kendi Internet’ini kurmaya çalışıyor (!)
• İnternet yayını ile basılı yayın arasındaki farkın kanun koyucular ve yürütücüler tarafından tam anlaşılamaması çok büyük bir problem. Basılı bir gazetenin editörleri ve sorumlu yönetmeni var. Gazeteye giren her şey onların yetki ve sorumluluğu altında. Böyle bir şey YouTube için geçerli değil.
• YouTube veya benzeri her sitenin, dünyadaki 100’e yakın konuşulan dilde yapılmış her videoyu inceleyip bunların dört bir tarafındaki kanunları ihlal edip etmediğini araştırması, anlaması ve ondan sonra yayına karar vermesi mümkün olabilir mi? Brezilya veya Türk hakimleri bunun farkındalar mı acaba? YouTube sitesine her bir dakikada 60 farklı dilden 72 saatlik video yükleniyor (http://www.youtube.com/t/press_statistics).
• YouTube sorumlu editörlüğünün yapılamayacağını bir yana bırakalım; bir video nedeniyle o ülkede herkesin YouTube sitesinin trilyonları bulan diğer videolarına ulaşamaması hukuken doğru bir şey mi? İşte tam burada en büyük hukuki ve teknik yanlışın yapıldığını görüyoruz.
• Başka bir yanlış: video veya sayfayı barındırmayı bir kenara bırakın, arama motorunun o sayfaya link tutması bile suç sayılabiliyor.
Yayın yapmanın siyasi amaçlarla kısıtlanması açık bir insan hakları ihlali. Ayrıca böyle teknik konularda bilgi eksikliği nedeniyle veya bunlara dayanarak ama yine de arka planda bazı siyasi amaçlar hizmet için yayın kısıtlanması hiç kabul edilecek bir şey değil.
ETİKETLER : Sayı:890