Yazarlar 31 MART 2014 / 08:13

İNTERNETİN GELECEĞİNE KATKI İÇİN STK’LARIMIZA ÇAĞRI

İnternetin geleceğinde söz sahibi olmak için süregiden savaşı ve bu yılın önemli küresel çarpışmalarının yer alacağı uluslararası toplantıları aşağıda, “İnternetin Geleceği Savaşında 2014’de Yer Alacak Küresel Çarpışmalar” başlığı altında özetledim. Ülkemiz açısından yanıtlanması gereken önemli sorular var: İnternetin geleceği üzerine süregiden güç savaşında Türkiye pasif bir izleyici olmanın ötesine gidip, görüş ve katkı verebilecek mi? Verecekse, bunlar nelerdir? Bu iki sorunun yanıtı sadece hükümete mi bırakılacak, yoksa STK’lar ve akademisyenler de söz sahibi olabilecek mi?
Bu sorular, iki nedenle bu yıl daha da kritiktir: Birincisi, bu yıl Türkiye’nin önünde önemli olanaklar var. Önümüzdeki ilk önemli uluslararası toplantı olan NETmundial’ın organizasyon komitesindeki 9 ülkeden birisi Türkiye’dir. Ayrıca, Internet Governance Forum’a (IGF) İstanbul ev sahipliği yapacaktır. İkincisi, bu yılın uluslararası toplantılarında yer alacak çarpışmalar, hepimizin internetinin küresel geleceği üzerinde büyük ölçüde belirleyici olacaktır. Bu yılın kritik olduğu gerçeğinin bilinciyle, şimdi yukarıdaki soruları yanıtlayalım.
Türkiye’nin görüşü ve katkısı? İnternet ile ilgili uluslararası toplantılara internetin tüm paydaşlarının (ilgili STK’lar, akademisyenler, ilgili sektör temsilcileri) beraberce hazırlanması ve katılması gerekirken, şu ana kadar Türkiye’yi sadece hükümet, pasif bir rolle ve kamuoyundan gizlenen bir görüş ve delegasyonla temsil etmiştir. Dolayısıyla, hükümetin WCIT’de, internet yönetiminde Birleşmiş Milletler’e bağlı ITU’nun, dolayısıyla hükümetlerin söz sahibi olması yönünde genellikle otoriter ülkelerle beraber oy kullanması dışında bir görüşü olup olmadığını bilmiyoruz. Bu yılın toplantılarına hangi görüş ile ve nasıl bir delegasyonla katılacağını bilmiyoruz. Bilgi Edinme Hakkı kanununa dayanarak bu konuda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve UDH Bakanı Lütfü Elvan’dan bilgi talebime henüz bir yanıt verilmemiştir.
STK ve akademisyenlerin rolü? İnternetin geleceği ve yönetişimi üzerine geçtiğimiz en önemli uluslararası toplantı olan WCIT’ye STK’larımız ve akademisyenlerimiz maalesef tamamen ilgisiz kalmıştır, meydanı hükümete bırakmıştır. Üç nedenle bu duruş devam etmemelidir. Birincisi, ne internetin gelişmesine ilişkin politikalarında başarılı ne de interneti sınırlayıcı yaklaşımları kabul edilebilir olan hükümetin tek başına ülkemizi temsil etmesi meşru değildir. İkincisi, tüm uluslararası toplantılar için yapılan küresel çağrılarda hükümetlerin kamuoyuna açıklanmış görüşleri ve internetin tüm paydaşları ile beraber katılması istenirken, ülkemiz paydaşlarının “biz bilmeyiz, hükümet bilir” yaklaşımı ayıp ötesi bir yanlıştır. Üçüncüsü, özellikle son bir yıl içerisinde Gezi protestoları, 5651 sayılı kanunda yapılan son olumsuz değişiklikler ve Twitter’ın kapatılması konularında küresel tepkilerin ne kadar büyük ve önemli olduğu ortaya çıkmışken, ülkemiz STK’larının uluslararası toplantılara ve küresel ilişkilere kayıtsız kalması dehşet verici bir aymazlık olur.
Dolayısıyla, STK’larımız ve akademisyenlerimiz derhal davranmalı ve hem NETmundial hem de IGF toplantıları için önümüzdeki günlerde hızla ve etkin bir şekilde hazırlanmalıdır. Önce, 23-24 Nisan’daki NETmundial toplantısına hükümetin hangi görüş ve delegasyonla katılacağını açıklaması talep edilmelidir. Ayni zamanda hem NETmundial’de savunulacak görüşe katkı konmalı hem de ısrarla çok paydaşlı katılım çağrısı yapılan bu toplantılara gidecek delegasyonda yer almak için baskı yapılmalıdır. Ayrıca, 2-5 Eylül’de İstanbul’da toplanacak olan IGF’de yer alabilmesi için 15 Nisan tarihine kadar verilmesi gereken çalıştay önerileri hazırlanmalıdır.

 

KÜRESEL

İNTERNETİN GELECEĞİ SAVAŞINDA 2014’DE YER ALACAK KÜRESEL ÇARPIŞMALAR

Çağımızın insan yaşamına en çok dokunan teknolojisi olmanın ötesinde önemli bir ekonomik ve siyasi güç kaldıracı da olan internetin yönetişimi üzerine küresel bir savaş olması kaçınılmazdı. Alttan alta süren bir güç kavgası ilk olarak 2012’de su yüzüne çıktı. O yılın Aralık ayında BM’ye bağlı ITU’nun (International Telecomunication Union) düzenlediği WCIT (World Conference on International Telecommunication) konferansı toplanacaktı. BM’ye üye ülkelerin hepsinin katılacağı WCIT’de, en son 1988’de revize edilmiş olan ITR (International Telecommunication Regulation) ele alınacaktı. Fakat ITU’nun sadece telekomünikasyonu değil, interneti de düzenlemeye yönelik gizli gündemi vardı. İki haftaya yakın süren çok tartışmalı konferansın sonunda, ITU’nun internet üzerinde söz sahibi olmasına kapı açan yeni ITR, demokratik ülkelerin 55 ret oyuna karşı 89 oyla kabul edildi. Türkiye, kabul oyu kullandı. Bağlayıcı olan ama oy birliği ile alınmamış bu kararı ABD ve AB tanımayacağını açıkladı. Böylece, internetin geleceği üzerine ortaya çıkan savaşın ilk büyük çarpışması bir belirsizlik durumuyla sonuçlandı. (Burada özet olarak verdiğim WCIT sürecini ve sonuçlarını BThaber’de daha ayrıntılı olarak yazmıştım: http://bit.ly/1dI2eZx. http://bit.ly/1fdkUFF).
Aslında, şimdiki internet yönetişiminin ABD merkezli olmasından AB ve demokratik kuruluşlar memnun değildi. Fakat ortadaki tek diğer seçenek, çok daha sakıncalı bir ITU merkezli yönetişimdi. Dolayısıyla, 2013 yılına üçüncü yol arayışlarıyla girildi. Yılın ortasına doğru Snowden’in ortaya serdiği NSA küresel gözetleme skandalı birden yeni arayışlara yön ve hız vermeye başladı. Gerçi NSA gözetlemeleri ile internet yönetişimi arasında bir ilişki yoktu ama ABD artık genel olarak güvenilemezdi.
İlk keskin çıkış, NSA tarafından dinlendiği ortaya çıkan Brezilya başkanı Dilma Rousseff’den geldi. 24 Eylül 2013’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda zehir gibi bir konuşmayla NSA ve ABD’yi eleştiren, Rousseff ile internet yönetişiminin şimdiki merkezi ICANN’in (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) başkanı Fadi Chehade 9 Ekim’de internet yönetişiminin geleceğini belirlemek üzere Brezilya’da ortak bir konferans düzenlemeye karar verdiler. Kısaca NETmundial olarak anılacak olan konferansın adı şu olacaktı: “İnternet Yönetişiminin Geleceği Üzerine Çok Paydaşlı Küresel Konferans” (Global Multistakeholder Conference on the Future of Internet Governance). Her ülkeden hükümet temsilcilerinin, sektördeki firmaların, STK’ların ve akademisyenlerin katılması istenen NETmundial, Brezilya’nın Sao Paulo kentinde 23-24 Nisan günleri toplanacak.
ABD merkezli ICANN’in böyle bir toplantıya olumlu bakıp taraf olması şaşırtıcı gelebilir. Fakat artık ABD merkezli bir yönetişimin sürdürülebilir olmadığı anlaşılmıştı. AB bile, NETmundial’e hazırlık bağlamında 12 Şubat’ta yaptığı resmi açıklama ile küresel bir yönetişim modelinin geliştirilmesi gerektiğini savunmuş ve geçiş süreci için tarafsız bir arabulucu (honest broker) olmaya talip olmuştu.
Ayrıca, bu yıl Ekim sonunda, internetin geleceği üzerine bağlayıcı kararlar alma yetkisiyle toplanacak olan çok kritik bir toplantı vardı: ITU’nun düzenlediği Plenipotentiary. Orada, ITU lehine bir karar çıkmasının kaçınılmaz olduğu belliydi. Dolayısıyla, başta ABD’ye tepki olarak ortaya çıkan NETmundial toplantısı, ITU’nun internetin geleceği üzerinde söz sahibi olma niyetinin önüne geçen bir üçüncü yol arayışı olarak ABD’nin de işine gelmiş olmalı. Nitekim 14 Mart günü, ABD hükümeti internet yönetişimi üzerindeki yetki ve sorumluluklarını 2015’den sonra küresel bir yönetişim modeline devredebileceğini açıkladı.
Sadece iki gün sürecek olan NETmundial’de internetin geleceği üzerine genel ilkeler üzerine bir anlaşma sağlanması bekleniyor. Daha sonra, Plenipotentiary’den önce birkaç diğer uluslararası toplantıda daha internetin geleceği tartışma konusu olacaktır. Bunların en önemlisi, 2-5 Eylül tarihlerinde İstanbul’da toplanacak olan Internet Governance Forum’dur (İnternet Yönetişim Forumu). Plenipotentiary’den hemen önce gerçekleşecek olan IGF, bağlayıcı kararların alınacağı Plenipotentiary’nin gündemini etkileyecek en önemli tartışma ortamı olacaktır.
Özetle, internetin geleceği ve yönetişimi üzerine 2012’de WCIT muharebesi ile başlayan savaşın bu yılki çarpışmalarının en önemlileri şunlardır:
(1) NETmundial (Global Multistakeholder Conference on the Future of Internet Governance), 23-24 Nisan, Sao Paolo, Brezilya;
(2) The Internet Governance Forum 2014, 2-5 Eylül, İstanbul, Türkiye;
(3) ITU Plenipotentiary 2014, 20 Ekim – 7 Kasım, Busan, Güney Kore.
ETİKETLER : Sayı:965