Yazarlar 05 OCAK 2015 / 09:04

IPTV, OTT VE TELEVİZYONUN GELECEĞİ

Dr. Cebrail TAŞKIN


Başlangıçta TV vericileri vasıtasıyla yapılan TV yayıncılığı, sonraları Uydu ve Kablo TV bağlantıları ile evlerimize kadar ulaşmıştır. TV yayını Internetin hayatımıza girmesinden sonrada internet üzerinden de izleyicilerin hizmetine sunulmuştur.

TV kanallarının IP paketlerine dönüştürülerek bir telekomünikasyon şebekesi üzerinden son kullanıcıya ulaştırılması düşüncesi televizyonu sadece yayınları alan bir cihaz olmaktan çıkarmış televizyonu interaktif çok fonksiyonlu bir cihaz haline getirmeye başlamıştır. Bu düşünceyle beraber Telekom Şirketleri, Kablo TV, uydu yayını gibi interaktif olmayan yayınlara alternatif olarak IPTV servisi  sağlamaya başlamışlardır.

IPTV (INTERNET TEMELLİ TELEVİZYONCULUK)

IPTV; Şifreli, şifresiz TV kanallarının ve depolanan video içeriklerinin, IP paketlerine dönüştürülerek genişband erişim teknolojileri üzerinden son kullanıcıya yayınlanmasıdır.

 

IP TV NASIL ÇALIŞIR?

TV kanalları bir yayın merkezinde IP paketlerine dönüştürülür ve genişband erişim teknolojileri üzerinden müşteri lokasyonuna taşınır. Müşteri lokasyonunda erişimin sonlandığı modem v.b. cihazlara ilave olarak  STB (Set Top Box) olarak ifade edilen bir decoder’a ihtiyaç duyulmaktadır. STB ise televizyona bağlanır. STB üzerindeki bulunan kullanıcı arayüzü televizyon ekranında görüntülenir ve seyredilmek istenen
















 



TV kanalı veya video filmi bu arayüz sayesinde seçilir.

Şekil 1. IPTV Sistemi Bileşenleri

Web TV

Web TV elden gelenin en iyisi (best effort) bir  servis modeli ile; televizyon, isteğe bağlı video ve kullanıcılar tarafından üretilen içeriğinin IP tabanlı iletimidir.

Web TV harici hiç bir donanım gerektirmeden, internete bağlı herhangi bir bilgisayar yardımıyla ulaşılabilen kişiye özel televizyon yayını servisidir. Bu özelliği sayesinde dünyanın neresinde olursa olsun kullanıcılar takip ettikleri programları izleyebilir, yayın saatinde izleme fırsatı bulamadıkları programları istedikleri zaman tekrar gösterilmesini sağlayabilirler. Televizyon yayınını bir servis haline getiren Web TV, bu yayınları sadece uydu anteni, kablolu yayını olan evlerde değil internet bağlantısı olan her türlü bilgisayar hatta cep telefonunda da sunabilmektedir.

WebTV ile IPTV arasındaki farkları şu şekilde özetleyebiliriz;

  • Web TV müşteri tarafında herhangi bir yatırım maliyeti yoktur, daha az fonksiyona sahip ve servis garantisi yoktur.



  • WeBTV, Bilgisayar üzerinden herhangi ilave bir cihaza gerek duyulmaksızın sunulur iken, IPTV oturma odasındaki TV’nize bir set üstü kutu (STB) vasıtası ile sunulmaktadır.

  • Zengin izleme deneyiminden uzak ve küçük PC ekranından hizmet sunulan WEBTV de Müşteri deneyimi farklıdır,

  • IPTV bir Telekom operatörü tarafından özel kapalı devre ağ üzerinden hizmet verirken, WEBTV açık internet üzerinden herhangi bir servis garantisi olmaksızın verilir.

  • WBTV kullanıcının bağlantı hızı, network üzerindeki müşterilerin diğer talepleri ve sıkıştırma oranına bağlı olarak yayın kalitesi değişebilecektir.

  • WEBTV için herhangi bir ek cihaz maliyeti yoktur. Lokasyondan bağımsız sadece genişband bir internet erişimi yeterli olmaktadır. IPTV bir ADSL aboneliği, ek  bir cihaza ve kuruluma ihtiyaç duyulmaktadır.

  • Sonuç olarak müşteri için WEBTV yi almak ve kullanmak daha ucuz olacaktır.


OTT  (Over-The-Top TV)

OTT, Televizyon ve video içeriklerinin internet ağı üzerinden internete bağlanabilen cihazlar vasıtasıyla müşterilere ulaştırılmasıdır. OTT ile telekomünikasyon altyapısına herhangi bir para ödenmeden, mevcut altyapılar üzerinden TV ve video yayıncılığı hizmeti sağlanmaktadır. Bu sayede içerik sahipleri, internet bağlantısı ve gerekli donanımı olan müşterilere Telekom operatörlerini pas geçerek doğrudan erişme imkanı bulmaktadırlar.

 

Şekil 2’de mevcut yayıncılık türleri, iletim yöntemleri, platform ve servis  kalitesine göre gruplandırılmıştır. İletim yöntemi olarak, IPTV, WEB TV ve OTT Internet (IP) temelli bir iletim altyapısına sahip iken; Kablo TV, Uydu TV ve Analog TV yayıncılığı ise; uydu, kablo ve karasal yayıncılık iletim ortamını kullanmaktadır. Analog karasal yayıncılık, web TV ve OTT elden gelenin en iyisi (best effort) bir servis kalitesi sağlarken, Uydu TV, Kablo TV ve IPTV yayıncılığı uçtan uca bir servis kalitesi sunmaktadır.

 
















Kablo TV



 
















Uydu TV Yayıncılığı



 
















Karsal Analog Yayıncılık



 

Şekil 2. Mevcut yayıncılık türlerinin kategorizasyonu

OTT’nin IPTV’den farkı, servis kalitesi olmayan bir internet ağını kullanmasıdır. OTT’nin Web TV’den farkı ise, Web TV bilgisayar üzerinden izlenirken, OTT, kutusu sayesinde LCD/Plazma TV ekranlarından izlemeye imkan sağlamaktadır. OTT servisi veren şirketler TV ekranı dışında; bilgisayar, loptop, tablet, iPhone ve Android akıllı telefonlar, set top box, Smart TV, Wii, PlayStation 3 ve Xbox 360 çok farklı cihaz üzerinden hizmet sunmaktadırlar.

OTT’nin en yaygın kullanıldığı Amerika’da Netflix, Hulu, Apple TV, Google TV gibi servis sağlayıcıları, internet bağlantısı olan cihazlara TV ve Video içeriklerini internet omurgası ve erişim şebekesi üzerinden taşımaktadırlar. Bu durum IPTV hizmeti sağlayan Telekom Operatörlerini olumsuz yönde etkilemekte ve abone kayıplarına neden olmaktadır.

Netflix, internet üzerinden isteğe bağlı video yayını yapan, Amerika merkezli bir OTT hizmetidir. Amerika, Kanada ve Latin Amerika başta olmak üzere toplam 40 ülkede faaliyet göstermekte ve 44 milyon müşteriye hizmet sağlamaktadır. Internet bağlantısı olan 700′den fazla cihaz, Netflix’in 100 binden fazla film ve diziden oluşan içeriğine ulaşma imkanı sağlamaktadır. Netflix kullanımı Kuzey Amerika’da o kadar yaygın hale gelmiştir ki internet trafiğinin 1/3’ünü oluşturmaktadır.

Amerika ve Japonya’da hizmet sağlayan Hulu, Netflix’e benzeyen bir OTT servisidir. Hulu, NBC Universal, News Corporation ve The Walt Disney Company ortaklığı ile kurulan bir OTT şirketidir. Buradan içerik üreticilerinin isteğe bağlı OTT yayıncılığına başladığı görülmektedir.

Bir TV şirketinin TV yayınını izleyicilere ulaştırabilmesi için, Uydu ya da karasal yayıncılık altyapısı kurması gerekmektedir. Mevcut durumda yayın altyapı maliyetleri yayıncı tarafından karşılanırken, Internet üzerinden yapılan OTT yayınında maliyet altyapıyı kuran ve işleten Telekom operatörleri tarafından karşılanmaktadır. Özetle, OTT servisi sağlayan şirketler sabit ve mobil Telekom operatörlerin altyapısı üzerinden herhangi bir bedel ödemeden video servisi vermektedirler.

OTT, IPTV’nin yerini alacak mı?

OTT, izleyiciler için yeni ve avantajlı bir servis olarak ortaya çıkıyor. OTT, isteğe bağlı video hizmeti sunan Netflix, Hulu vb gibi düşük maliyetli hizmet sağlayıcıları sayesinde popülerlik kazanmış durumda. Informa tarafından yapılan bir araştırmaya göre; Dünya genelinde 2014 yılı sonuna kadar 110 milyon IPTV abonesi olması beklenmektedir. Aynı araştırmada 2015 yılında 380 milyon OTT kullanıcısı olacağı tahmin edilmektedir. Bu araştırma uzun süredir tartışılagelen IPTV ve OTT rekabetinde bizlere bir veri sağlamaktadır. Son birkaç yıldır OTT büyük bir pazar payına ve yaygın tüketici sadakatine ulaştı.  Müşteri sayısı IPTV’nin 3 kat üstüne çıkmış görünüyor.

OTT, Karasal, kablo ve uydu gibi mevcut yayın altyapılarını kullanmadan yayıncılığa hızlı başlamak isteyenlere büyük avantajlar sağlamaktadır; uydu kapasitesi bulmaya ve uydu ve kablo yayın platformlarıyla anlaşma yapmaya gerek kalmadan yayını çıkma imkanı bulunmaktadır.

IPTV ile OTT’yi karşılaştırmak aslında pek doğru olmaz; IPTV (Internet Protocol Television) ve OTT (Over The Top); iş modeli, hizmet kalitesi, içerik kalitesi, mülkiyet, maliyet ve içerik dağıtım mekanizması açısından birbirinden çok farklı iki üründür. Tablo-1’de bu iki ürün ile ilgili bazı önemli farklılıklar olduğu açıkça görülmektedir;

Tablo 1. OTT ve IPTV arasındaki farklar

 






















































































































 



OTT



IPTV



İçerik Dağıtımı



Açık internet’i kullanır, yönetilemeyen ağ, "açık ekosistem"



Dedike, yönetilebilen bir ağı kullanır, "Walled Garden ekosistem"



Ağ Türü



içerik açık ağı kullanarak izleyiciye içerik toptantıcısı tarafından teslim edilir.



Belirli bir internet servis sağlayıcı üzerinden erişilen kapalı, kişiye özel ağ,



Ağ Sahiğliği



Taşıma müzakereleri, ya da altyapı yatırımlarına gerek kalmaz



Hizmetler, ağ ve uç cihaz kapasitesine uygun  olarak optimize edilmiş ve özelleştirilmiş



Servis Kalitesi (QOS)


Garantili değil, en iyi çaba koşulları altında çalışır

Teslimat kalitesi üzerinde kontrolü sağlar



Örnekler



Popüler isteğe bağlı video servisleri;  YouTube, Netflix, Amazon, Lovefilm, BBC iPlayer, Hulu, myTV vb.



Fastweb, Now TV, Orange, Free, BTvision, Tivibu Ev



Protokol



HTTP (TCP), bağlı bir taşıma protokolü kullanarak teslim. HLS (Apple), Smooth Streaming (Microsoft) ve HDS (Adobe) gibi uyarlanabilir akış teknolojileri kullanılarak ortaya çıkan eğilimler. FEC (Octoshape) ile birlikte UDP üzerinden teslim içeriği


Geleneksel IPTV TS (transport stream) iletim teknolojisini kullanır. FEC (Octoshape) ile birlikte UDP üzerinden içerik sunar, bağlantısız protokol

İçerik Kataloğu



Yaygın bedeva ve ekonomik VOD dağıtım modelleri için kullanılır


Premium içerik ve TV yayını gibi gerçek zamanlı içerik teslimi

İçerik Türü



Premium içerik



Premium içerik


Yönlendirme Topologisi

Unicast (HTTP temelli) ya da  Simulated Multicast (UDP/TCP)



Multicast, Unicast



Kategori



Tamamlayıcı Servis



Kablo / Uydu platformlarına paralel hizmet kategorisi



Önemli Oyuncular



OVP (Kaltura, Brightcove, Ooyala), CDN Oyuncuları (Akamai, L3, Limelight, Octoshape) ve içerik sağlayıcıları



TSP ve  IPTV Platform tedarikçileri - Microsoft Mediaroom (Ericsson), ALU, Cisco



Önemli Zorluklar



Düşük kaliteli, Premium içerik ve canlı yayın eksikliği, Tek noktaya yayın modeli (unicast)


Pahalı, Kablo ve Uydu Platformları ile rekabet, Bant Genişliği ve Altyapı

Önemli Faydaları



Düşük maliyet, cihazlar arasında içerik tüketimindeki esneklik


İnteraktif Hizmetler, Hizmet Kalitesi ve Deneyim Kalitesi

Karasal, Kablo TV ve Uydu yayınları, tek bir yayın merkezinden tüm izleyicilere yayın yapmaktadır (Biz buna broadcasting diyoruz). OTT’de ise durum tamamen farklı, her bir kullanıcı isteği için bir akış (stream) başlatılmakta ve kullanıcı sayısı kadar toplamda bir akış oluşmaktadır. Unicast trafiğin oluşturduğu toplam bandgenişliği ihtiyacını karşılamak üzere, OTT servis sağlayıcıların yayın merkezlerinde kapasite planlaması yapması ve ihtiyaç duyulan bandgenişliğini sağlamak için bandgenişliği satın alması gerekmektedir. Kullanıcı sayısı arttıkça bandgenişliği maliyeti artmaya başlamaktadır.

Öte yandan standart çözünürlüklü (SD) içerikler yerini yüksek çözünürlüklü (HD) içeriklere bırakmaktadır. HD yayınlar için gerekli bandgenişliği ihtiyacı çok daha fazla olacaktır. HD yayınlardan dört kat daha fazla çözünürlüğe ve görüntü kalitesine sahip olan 4K teknolojisinin kullanılmaya başlandığı günümüzde Televizyon yayınlarını OTT üzerinden vermek OTT yayıncılarını zorlayacaktır. Kullanıcı sayısına göre uydu yayını, internet üzerinden yapılan OTT yayınından daha ucuz olabiliyor. Uydu yayıncılığında kullanıcı sayısından bağımsız aylık bir ödeme sözkonusu olduğundan tüm müşterilere sabit bir maliyet ile yayıncılık yapılmaktadır. Dolayısıyla yayıncılığa başlamadan önce hedef kitle ve ulaşılması hedeflenen izleyici sayısı iyi hesaplanmalı  ve buna göre yayın teknolojisine karar verilmelidir.

OTT, isteğe bağlı yayınlar (film, dizi vb) ve niş televizyon kanalları için iyi bir yayın platformu olacaktır, mevcut yayın türlerinin bir alternatifi olmayacaktır.

IPTV’de kapalı devre, kişiye özel bir ağ üzerinden belirli bir servis kalitesinde, TV ve isteğe bağlı video yayıncılığı yapılmaktadır. HD TV kanalları, diziler, filmler ve spor müsabakaları gönül rahatlığı ile izlenmektedir. OTT önemli bir kullanıcı sayısına ulaşmasına rağmen, görüntü kalitesi hala istenilen seviyede değildir. IPTV ve OTT’nin hedef kitlesi bu nedenle farklılık arz etmektedir.

Sonuç olarak OTT’nin, IPTV’yi öldürmesi beklenmemektedir, aksine IPTV ağını genişleterek ona yardım edecektir. Mevcutta sunulan IPTV hizmeti için tamamlayıcı bir hizmet olacaktır.

Televizyon’un Geleceği

Yeni nesil Televizyon yayınları izleyici alışkanlıklarını değiştirmeye başlamıştır. Daha önce TV karşısında pasif olarak oturan TV izleyicisi, aktif hale geçmiştir. İzleyici sadece TV izlemekle kalmıyor, izlediği TV programına katılabiliyor, izlediği yayını arkadaş grupları ile paylaşıyor ve izleme deneyimini paylaşıyor hale gelmiştir. Bu durum ‘izleyici’ kavramını ‘katılımcı’ haline dönüştürmüştür.

Hemen hemen bütün evlerde artık ikinci bir ekran bulunmaktadır, ikinci ekran bir youtube, bir facebook yada bir sosyal medya uygulaması olabilmektedir. Dolayısıyla klasik anlamda TV izleyicilerinin sayısı her geçen gün azalmaktadır. Birden fazla ekran ve cihaz üzerinden içeriğe erişen, dilediği zaman dilediği yerde izleme alışkanlığını edinmiş yeni bir izleyici kitlesi ile karşı karşıyayız.  Amerika’da bazı yapımcılar dizilerin tamamı çekiyor ve topatan pazarlıyor, izleyiciler bütün bölümleri satın alarak kendilerinin belirlediği sure içerisinde bütün bölümleri izleyebiliyorlar. Bu durum artık Televizyonların sonu mu geldi sorusunu aklımıza getiriyor, çoğu TV yayıncısı bu durumun gelecekteki olası etkilerini şimdiden hesaplama telaşı içerisine girmiş durumda. Televizyon ciddi bir değişim ve
dönüşüm içerisinde yer alıyor.

Televizyonlar, yakın gelecekte izleyicilere yayın akışına bağlı kalmadan istediği içeriği istediği zaman izleyeceği ortamlar sunacaktır. Canlı yayın dışındaki programların isteğe bağlı video şeklinde IP üzerinden sunulacağı düşünülmektedir. Yani, gelecekte Televizyonlar; Haber programları, Tartışma Programları, Talk Show ve Spor müsabakaları gibi canlı yayından ibaret olacaktır.

Internet temelli yayıncılığı Televizyonculuk için bir tehdit olarak görmemeli aksine Televizyonculuğu tamamlayan bir müttefik olarak görmek gerekir. Internet gazeteciliği başladığı ilk yıllarda mevcut basılı gazetecilik için bir risk olarak algılanmış, artık yazılı basının sonu geldi düşüncelerine yer vermişse, bugün internet gazeteciliğinin basılı gazeteciliğin bir tamlayanı ve hatta ek gelir getiren yeni bir mecrası olduğu görülmektedir. Benzer durumun internet temelli yayıncılık için geçerli olacağı düşünülmektedir.