Yazarlar 25 EYLÜL 2011 / 14:08

İstanbul’un trafiği

Okuyucularımızın çoğunluğu İstanbul’da oturuyor. Geniş alana yayılan bir insan topluluğunu, katma değer yaratmaları veya tüketmeleri için bu şehirde her gün, bir taraftan başka taraflara götürüp getireceksiniz. İstanbul’un tek bir eksende yer aldığı savına katılmıyorum. Bir diğerine paralel çoğu yerde en az 3 eksen oluştu, bunlardan çeşitli yönlere dikine ayrılan saplamalar da oluştu. Birileri böyle planladı ve öyle olduysa, ne mutlu bize.
Tüm trafik sıkışıklıklarına karşılık, İstanbul içinde kendi aracınızla karayolunu kullanarak hareket etmek, hâlâ, toplu taşıma araçlarına göre daha kısa sürüyor. Dahası, saate bağlı olmaktan da kurtuluyorsunuz. Buradan birkaç sonuç çıkartılabilir: Birincisi toplu taşıma araçlarının sefer saatlerinin seyrek olduğu. Minibüs ve banliyö trenini karşılaştırın, 20 dakikada bir gelen bir trene karşılık dakikada birkaç tane gelen minibüs var. Zaman açısından “araç bekleme” kayıplarını en aza indirecekseniz, yön minibüs. Ama bir noktadan bir noktaya ulaşmakta taşıtta geçireceğiniz en kısa süreye bakacaksanız, yön: banliyö. Sâhi, Marmaray’a ne oldu?
İkincisi, bağlantılar. Bir toplu taşıma aracından indiniz, gideceğiniz yöne bağlantı yok. Tek çare taksi. Üçüncüsü dar boğazlar. Anadolu ve Avrupa arasında geçiş, bir türlü deniz yoluna kaydırılamıyor. İllâ “köprüden geçilecek”. Madem özel araçla gidip gelmek, toplumun tercihi, ne olurdu karadan gitme süresinden kısa, denizden oto taşıma olanağı konulsa? Örneğin Avcılar ya da Florya’dan Maltepe veya Kaynarca’ya 30 dakikada? Geçen hafta haberlerde yer alan çılgın proje; Marmara bölgesi hızlı tren ring projesi, günümüze kadar ileri sürülen en olası çılgın proje. Ama bağlantıları olacaksa, ama seferler sık olacaksa.
Tüm bunları bir yana bırakıp, Kayseri’deki tutuklu aracı yangını ile gündeme gelen, telekonferans ile ifade alma tekniğine bakalım. Bir katma değer yaratmak için her toplantıya o kadar yol gitmek varken neden telekonferans kullanmayız? Bu hizmeti sağlayacak bilişim şirketleri neden bu olanağı yaygınlaştırmaya gitmez?
ETİKETLER : Sayı:839