Yazarlar 02 EYLÜL 2012 / 14:49

Kestirimler

1995-98 yılları arasında yapılmış, çoğunda benim de yer aldığım çalışmaların belgelerini, Nazan Tuğbay saklamış, inceledim. 1998 yılında Ulaştırma Bakanlığı’nın bir belgesi olarak yayınlanan TUENA çalışmasında yaptığımız hesaplamalar ile telefon abone sayısının 19,5 milyondan geri dönerek 2010 yılında 17,2 milyona ineceğini, ADSL abonelerinin sayısının da 2010’da 10,6 milyona ulaşacağı sonucuna varmışız. İyi kestirim. TUENA’cıları kutlamak gerek.
Ancak tüm sektörlerin kaldıracı durumundaki bilişim uygulamalarını edinmiş olmak ile, onu kullanmak farklı şeyler. Ondan yararlanarak katma değer ortaya koymak ise, bambaşka bir şey. İlk ikisi cebinizdeki paranın azalmasına, sonuncusu artmasına neden oluyor. Bilgi ekonomisinden, bilgi toplumundan söz etmek, ancak sonuncusunu yapabildiniz mi mümkün.  İnsanların eline birer tablet tutuşturuluverdiğinde bilgi toplumu olunuvermiyor.
Bilgi toplumu olmak, toplumun yeniden tasarlanması ile mümkün. Sanıldığı gibi teknolojik bir olay değil; aksine toplumsal bir olay. Bu nedenle de Türk toplumuna odaklı bir yaklaşım gerekli. Bir yabancı ülkenin kullandığı şablona, ülkemizi çekiştire tıkıştıra uydurmaya çalışmak, başarılı sonuçlar vermeyebilir. Kendi stratejimizi, yolumuzu, kendimiz, mevcut kazanım ve eksiklerimizi, olanaklarımızı dikkate alarak çizmeliyiz. TUENA’daki güçlü görüşü tekrarlarsak, en uygun yolu çizeriz. Yol haritasındaki en güçlü yanımız ise, FATİH Projesi.
FATİH, teknolojinin topluma kazandırılması güdüsüyle başlatılmış olmasına karşılık, bilgi toplumu stratejisi ile birlikte yoğrulur, bir bütün oluşturabilirse, bilgi toplumu olma yolunda şimdiye kadar hiçbir ülkenin kullanmaya cesaret edemediği kadar kuvvetli bir olanak sağlayacak. FATİH’in öngördüğü teknolojik olanakları, bilgi toplumu olma yolundaki sosyolojik ihtiyaçlar ile buluşturmak gerekli. Böylece hem dünyada bir “ilk”i gerçekleştirmiş, hem de 10 yıl sonra hayata atılacak kuşağı, bilgi toplumu bireyleri olarak yetiştirmiş oluruz. İlgilenenleri, Bilişim Zirvesi FATİH oturumuna
beklerim.
ETİKETLER : Sayı:886
YORUMLAR
Sertaç Adalı 04 EYLÜL 2012 / 23:41 0 0
Sayın Gözaydın,

Fatih projesinin , eğitime ve öğrenciye hangi noktada katkıda bulunduğundan bahsetmek, nasıl bir '' ilk '' olduğuna karar vermemizi sağlamalı.

Burada kafa yorulacak nokta, tabletlerin dağıtımından öte, nitelikli bir eğitimin yapılıp yapılmadığına karar vermektir. Yetiştirdiğiniz öğrenciler, diğer dünya öğrencilerine göre fark yaratan, gelişen, geliştiren çalışmalarda bulunuyorsa, kısaca düşünebiliyorsa ve düşüncelerini harekete geçirecek ortamı yaratıyorsa, o zaman bir '' ilk'' e imza atmış olacağız.

Atatürk ''ilklerin '' adamı, önderi oldu. Eğer karşılaştırılacak bir değer aranıyorsa, çıtanın hangi noktadan yükseltileceğinin belli olduğunu düşünüyorum. Geçmişe bakmak yeterli. olacaktır.
Muvaffak GOZAYDIN 02 EYLÜL 2012 / 18:44 0 0
Fatih Projesi bir dünya projesi.
Fakat gerek medya gerek hükümet gereken önemi vermiyor.
Proje çok yavaş gidiyor.
Zamanla da unutulacak .

Herşey hazır. Bir tek tablet dağıtımı kaldı .
Tablem alımı için de Tubitak ve Sanayi bakanlığı ve yerli üreticiler bir araya gelsin en iyi ithalat kararını versinler.
Yewrli yapmağa kalkarsanız
Hem daha pahalı olur
Hem gecikir
Bir firmaya da veremezsiniz ozaman da ölçek küçülür
verim kaçar
Milli bir projedir. Yerli firmalar da tabletlerin servisini yapsın .
Bugün renkli TV de bile yerli katkı % 40 dan aşağıdadır.
Tabletde yerli katkı % 10 u bile bulmaz .
İthalat kötü bir imaj . Fakat mecburuz .