Yazarlar 23 OCAK 2011 / 18:00

Kim kime

Geçen haftaki Intel-Nvidia davasının anlaşması PC donanımında yeni bir cephe yarattı. Biri işlemci diğeri grafik yongası üretiminde lider olan bu iki şirket, taşınabilir bilgisayarların sürüklediği bir dalga ile işlemci ve grafik birimlerini aynı bütünleşik devre üzerinde (System-on-Chip, SoC) çıkarma yarışında hem rekabet hem işbirliği içindeydi ama sonunda davalı oldular. Sağlanan anlaşma uyarınca Intel 1,5 milyar dolar ödeyecek ve karşılığında Nvidia’nın patentlerini kullanabilecek ama Nvidia Intel patentlerini kullanamayacak. Intel’in bu kararında önemli bir etken elbette rakibi AMD’nin en büyük ikinci grafik yongası üreticisi ATI’yi 2006’da satın almasıydı. Nvidia’nın koşulları kabul etme sebebi ise Intel patentli x86 mimarisine sahip işlemciler yerine, ARM mimarisine sahip olanları kullanabileceğine güvenmesi. Gücü daha verimli kullanan ARM mimarisi özellikle akıllı telefonlar ve tabletler için ideal.
1990’larda Intel’in x86 mimarisinin karşısına RISC mimarisi çıkmış, IBM PowerPC ve Sun Sparc isimli işlemciler performans açısından Intel işlemcilerine üstün gelmişti. Bu rekabet karşısında Intel Microsoft ile yakınlaştı ve halen devam eden Wintel lakaplı tipik makineler doğdu. Yani Intel işlemciyi işleten Microsoft Windows çalıştıran PC’ler. PowerPC ve Sparc ise iş istasyonlarında, oyun konsollarında yer buldular ve tabi Apple Macintosh’da.
2000’li yıllarda PC’ler medya araçlarına dönüşünce, önce bir lüks gibi duran ekstra grafik yongasının rolü büyüdü. Artık Nvidia kendi GeForce grafik yongasının yanına ARM mimarili bir merkez işlemci koyup chipset (Tegra 2) üretiyor ve bu yıl çıkacak birçok tablet bunu kullanacak. Tahmin edildiği gibi tabletler geleceğin PC tercihi olursa, Intel bir zamanlar IBM ve Sun ile yaşadığı çekişmeyi bu defa Nvidia ve Texas Instruments ile yaşayacak.
Tablet işletim sisteminde ise Windows 7, yıl sonunda ARM’lı makinelerde çalışacak, Intel’in yeni tablet işlemcileri ise tüm OS’lere destek verecek.
Sonuç olarak, tabletler yalnız PC kullanımını değil, teknoloji rekabetini de yeniden tanımlıyor diyebiliriz.
ETİKETLER : Sayı:805