Yazarlar 29 TEMMUZ 2011 / 15:59

Norveç olayları

Oslo’daki patlama ve Utoeya’daki silahlı saldırı endişe verici. Terör denilen “düşüncelerini kaba kuvvet yoluyla kabul ettirme” yöntemi, ırk, dil, din, ülke ayırımı yapmıyor. ABD’de de var, bizde de var, son örnekte olduğu gibi, dünyanın barış başkenti sayılan yerinde de var. Son olaydan iki ayrı sonuç çıkartıyorum:
Birincisi: Patlamanın olduğu devlet daireleri bölgesinde, enkaza baktığınızda kırık cam ve çerçeveden daha çok kağıt görünüyordu. Demek ki Norveç devleti hâlâ “kağıda dayalı bürokrasi” döneminde. İskandinav ülkelerinin uygun iklim koşullarını da kullanarak Avrupa’nın kağıt üreticisi konumunda olmalarını saklı tutalım. Norveç, elektronik ortama geçmek için pek çok AB ülkesine göre daha uygun olmasına karşılık demek ki bunu henüz gerçekleştirmemiş. Gönül isterdi ki bir Türk şirketi Norveç’in bürokrasisini elektronik ortama taşıyacak projeyi gerçekleştirsin. Bu konuda fena değiliz.
İkincisi: Terörle mücadele, polis ve/ya silahlı kuvvetlerin, bildiğimiz, geleneksel yöntemleri ile yapılabilecek bir iş değil. Bu nedenle hep “özel kuvvetler” kurulmakta. Norveç olayı ile aynı güne rastlayan bir başka haber, Türkiye’de polise bağlı sayısı 6.600 olan özel harekatçının, teröre karşı, 15 bine çıkarılacağı. Haberde, “28 Şubat sürecinde TSK’ya devredilen obüsler, havanlar ve yüksek etkili roketler”in tekrar özel kuvvetler kullanımına devredileceği de yer almakta. Ama terör, bu tür baskın silah gücü ile sindirilemiyor. Baskın silah gücü, terörü, gizlenmeye ve sinsice siviller üzerine saldırmaya yöneltiyor. Terör karşısında alışageldiğimizden çok farklı bir mücadele tekniği gerekli. Etkin olacağına inandığım bir yol, iletişim ağ yapısına dayalı yepyeni bir terörle mücadele yönetim şekli (network centric warfare). Ağ destekli savaş yönetimi TSKGV şirketleri olan Aselsan ve Havelsan’da gündemde bulunuyor. Ancak nizami harp koşullarına uygun biçimde. Bunun terör için olanını tasarlamak gerekli.
Bir saldırı, iki gözlem. Gözlemlerin vardığı, bilişim çözümleri. Pazarı okumayı bilen bilişim şirketlerine hatırlatırım.
ETİKETLER : Sayı:832