Yazarlar 13 EKİM 2014 / 14:00

OECD 2014 Eğitime Bakış

520 sayfalık bir rapor... Ülkemizde eğitimin yetersizliğini yine rakamlarla gösteren tablolar, grafikler. Bu konuda hep aynı şeyleri yazmak. Aynı şeylerden yakınmak. Hep başkalarıyla kıyaslarken, yetersizliğimizi tekrar tekrar görmek. Ve bir rapordan ötekine, bir şeyin değişmemesi. Çünkü eğitim, zeytin ağacı yetiştirmek gibi bir şey. Uzun ve zahmetli. Eğer çağdaşlık yörüngesinden çıkarsa eğitim, tekrar yerine oturtmak için bir kaç yıl değil, bir kaç kuşak (her kuşak 20 yıl olsa, iki kuşak=40 yıl!) gerekiyor.

OECD’nin, medyamızda da geniş yer bulan 2014 Eğitime Bakış (Education at a Glance) raporundan bu sefer sadece iki tane gösterge:

*Tablo D1.1 [1/2], sayfa 436. İlkokul yılda toplam ders saat süresi (5.sütun).

Türkiye’nin süresi 2880. OECD ortalaması 4553 saat. AB21 ortalaması 4290. En çok ders saati Çek’lere ait: 6243.

*Tablo D1.1 [2/2], sayfa 437. İlk ve orta eğitimde toplam ders saat süresi (16.sütun).

Türkiye 6240. OECD ortalaması 7475. AB21 ortalaması 7209 saat.

Bu iki ölçütte sadece ders süresi (nicelik) görülüyor. Süre olarak bile ortalama altındayız. Üstelik, bu sürede “neyin nasıl ne kadar” öğretildiği, verimliliği, anlam ve önemi (nitelik) görülmüyor. Bu niteliğin “niteliğini” PISA gibi ölçütlerde pek güzel görüyoruz. OECD Raporu’ndaki her tabloyu her hafta yorumlamaya 52 hafta yetmez.
ETİKETLER : 991