Yazarlar 03 ŞUBAT 2014 / 08:21

Özgür internet meshnet

Dünyanın dört bir yanında kullanıcılar internet özgürlüğünü hızla kaybediyor. İnternette sansür, filtreleme ve profilleme gittikçe yaygınlaşıyor. Edward Snowden, ABD NSA’in PRISM sistemi ile tüm dünyadaki internet trafiğini gözetlediğini geçen yıl kamuoyuna duyurdu. Ardından, başta İngiltere ve Fransa olmak üzere birçok ülkenin benzer sistemler kurduğunu öğrendik. Mısır, İran ve Suriye’nin toplumsal olayları gerekçe göstererek interneti kestiğine tanık olduk.

Aslında bizde de bu gelişme yaşanıyor. 5651 sayılı kanunda yapılacak değişiklikler yürürlüğe girerse, Türkiye’deki İSS’ler de internet trafiğini takip ederek 2 yıla kadar log kayıtları tutmak zorunda kalacak. Bunu TİB’deki yeniden yapılanmayla birlikte düşündüğümüzde, ülkemizde yerli PRISM kurulduğunu görebiliyoruz. Ancak çoğu zaman olduğu gibi, bu maliyetli sistemin yükü de İSS’lerin sırtına yüklenmiş durumda. Hem maliyetleri karşılayacaklar hem de devletin kontrolündeki Erişim Sağlayıcılar Birliği’ne üye olmaya mecbur bırakılarak kullanıcıların tepkisini çekecekler.

Merkezi internete alternatif meshnet
Merkezi internet, yani internet erişiminin genellikle devlete bağlı tek bir merkezi telekom şebekesinden sağlanması kullanıcıların internette takip altına alınmasını kolaylaştırıyor. Bu noktada meshnet, yani “örgü ağlar” devletlerle şirketlerin kontrolündeki merkezi internete alternatif bir “gayri merkezi” iletişim ağı olarak ortaya çıkıyor.
Bugün internetin çerezlerden çok, internet trafiğine telekom şebekesinden kaynak yaparak gözetlendiğini biliyoruz. P2P (eşler arası) mimarileri kullanan meshnet ise telekom şebekesini baypas ediyor. Böylece interneti gözetlemekte kullanılan en güçlü teknolojilerin de devre dışı kalmasını sağlıyor.
Meshnet üzerinde her bilgisayar ve telefon, yerel ağ bağlantısını komşu dairelerle, eve gelen konukların tabletleriyle paylaşabiliyor. Meshnet ile internete girmek için merkezi bir otoriteye, telefon santralına veya internet şirketine gerek duyulmuyor. Kablolu ve kablosuz mesh ağlar var. Kablolu ağlarda sinyal kalitesi yüksek, ama kablosuz ağları gözetlemek de bunların dinamik yapısı nedeniyle daha zor.
Meshnet’te “iletişim düğümleri” kullanılıyor. Her akıllı telefon bir iletişim düğümü olarak çalışıyor ve yakınındaki telefon ya da modemlerle haberleşiyor. Hem başkasının internete girmesini sağlıyor hem de kendi internete giriyor. Bu yüzden meshnete “kulaktan kulağa internet” de diyebiliriz. Meshnete girdiğimiz zaman telefonumuz veya bilgisayarımız hem sunucu hem de istemci olarak çalışacaktır.

Göçebe internet
Meshnet aynı zamanda göçebe veya gezici internet olarak da tanımlanabilir. Örneğin evde akıllı telefonumuzla sokaktaki meshnet’e bağlanırız ama yolda giderken, caddede önünden geçtiğimiz diğer sokaklara da geçici hizmet verebiliriz. Arabada giderken bile internetimizi başkalarıyla paylaşabiliriz.
Meshnet düğümleri kendini sinyal kalitesine ve meshnet’e bağlı kullanıcı sayısına göre otomatik olarak yapılandırıyor ki biz bunu torrent sitelerinde görüyoruz. Bazı eşler (peer) torrent’tan çıkarken, başka eşlere otomatik olarak bağlanıyor. Kablosuz meshnet bunu telefon, tablet ve bilgisayarları dinamik bir şebekeyle birbirine bağlayarak yapıyor.
Dolayısıyla meshnetin gayri merkezi olmasının iki sebebi var: 1) Telekom şirketi kullanmıyorsunuz. 2) Özellikle kablosuz meshnet söz konusu olduğunda, her an başka bir modeme veya akıllı telefona bağlanabiliyorsunuz. Tek bir sabit şebeke yok.

Meshnette interneti kesmek mümkün değil
Mısır’da meshnet olsaydı, meshnet’e bağlı bütün kullanıcıların telefonlarını tek tek bulup kapatmadan interneti kesemezlerdi. Türkiye’de ise cep telefonu abonesi sayısı 68 milyon. Bu sayıya bir de Türkiye’deki kablosuz modem sayısını eklersek meshnet’te interneti kesmenin mümkün olmadığını görüyoruz.
Meshnet işte bu yapısıyla yoksul bölgelere gıda yardımı yapılmasını kolaylaştırıyor. Eğitimde fırsat eşitliği sağlamak için herkese özgür ve ücretsiz internet sunma potansiyeline sahip bulunuyor. Meshneti bulut okullarıyla birlikte kullandığımızı düşünelim. Büyük ölçekli online açık kurslar (MOOC), yakın gelecekte sunulacak diploma denkliğiyle birlikte hemen herkese Harvard’dan mezun olma şansı sağlayacak.

Meshnet tek başına yetmez
Peki meshnet kusursuz bir çözüm mü? Hayır, meshnet kullanırken dikkat etmek gereken üç nokta var: Öncelikle meshnetle internete girmek demek, bugün aslında “gözetlenmesi zor mesh ağları kullanarak, gayet kolay bir şekilde gözetlenen internete girmek” anlamına geliyor.
Kısacası bütün internet meshnet’e taşınmadıkça, merkezi telekom şirketleri yerine meshnet kullanılmadıkça bu sistemin kullanıcılara yüzde 100 anonimlik sağlaması, kişiyi tümüyle gizlemesi mümkün değil. Örneğin meshnetle internete girip Facebook hesabınızı açarsanız veya internet bankacılığı sayfasına giriş yaparsanız sizi takip ederler.
İkincisi, meshnetin dağıtık yapısı kötü niyetli kişilerin, suç örgütlerinin kendini internette gizlemesini kolaylaştırmak için kullanılabilir. Elbette hukukta bir ilke vardır: Kötü niyetli kişilerin bir sistemi kötüye kullanması, o sistemin yasaklanması anlamına gelmez. Dolayısıyla meshnet’i eleştirirken objektif olmak gerekiyor.

Sponsorlu meshnet?
Üçüncüsü ise meshnetin çok hızlı yaygınlaşmasının, özellikle kamu kuruluşlarının meshneti desteklemesinin getirdiği riskler: Örneğin ABD İç Güvenlik Bakanlığı, Seattle şehrindeki sokak lambalarına mini baz istasyonu olarak takılan “beyaz meshnet kutuları” sağladı. Seattle Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı bu sistem, polis otoları ve itfaiye araçlarına depremde hatlar kopsa bile internete erişim kabiliyeti kazandıracak. Ancak “meshnet kutuları” aynı zamanda sokaktan geçen kullanıcıların telefonlarını dinliyor, internetini takip ediyor.
İşte bu yüzden vatandaşın kendi meshnetini kurması, meshnetine sahip çıkması gerekiyor. Bunun için meshnet kooperatiflerinden ve kooperatif bankalarından yararlanabiliriz. Meshnet komünitelerin kendini ifade etmesini sağlayan özgür internet sunma potansiyeline sahip bulunuyor.
ETİKETLER : Sayı:957