Yazarlar 14 EYLÜL 2015 / 00:38

Sanal gerçeklikle satış

Amerikancada, her yeni kavrama bir isim hemen uydurulur. Bu isim “uzun” gelirse, hemen kısaltılır. Dünya, bu yeni kavramı, ürünü bu isimleriyle tanır bilir. Sanal gerçeklik de öyle. Onlar kısaca VR diyorlar (virtual reality). Biz de bari SG diyelim.

SG aygıtları henüz emekle devresinde. Bu yüzden hepsi kaba saba kutu görünümlü. (Bilmeyen olabilir diye kısa bir tanıtım burada). Başa takılıyor. Gözleri örtüyor. Yeni dünyanızı, gözünüzün önündeki ekrana gelen görüntülerle, aynı şimdiki dünyayı görür gibi görüyorsunuz: Stereoskopik üç boyutlu. Görüntü o kadar gerçek ki, gördüğünüz gerçeklik, “yeni” gerçekliğiniz oluyor.

Bu işi, laboratuvardan çıkarıp milyar tüketiciye sunmaya hazırlanan Oculus VR, şimdilik önde koşan şirket. 2012’de Kickstarter’dan kitle fonuyla 2.5 milyon USD topladı. İki yıl içinde Facebook, şirkete 2 milyar USD ödedi, aldı. SG alanında Google, HTC, Sony, Almanya’dan Zeiss da çalışıyor. Ama Oculus, SG gözlüğünü Ocak 2016’dan itibaren dünyaya satmaya başlayacak. Yeni bir Harry Potter türü manik salgına tanık olacağız.

Diğer giyilebilir teknoloji ürünleri gibi Oculus da halen deneniyor... Oyun yazılımcıları buna uygun yeni oyunlar yetiştirmekle meşgul. Bizde bile Bahçeşehir Üniversitesi, Oculus olanaklarını tanıtan bir toplantı düzenledi.

Pazarlamacılar, Oculus’u sevdiler. Pahalı ve “yüksek” moda ürünleriyle ünlü Dior, patenti kendine ait bir SG gözlüğü geliştirdi. Bununla, dünyanın her hangi bir yerindeki müşterisine bir defileyi anında izletebilecek. Müşteri, nerede olursa olsun Dior’un ürünlerini “kendi gözüyle” görecek. Ve belki hemen satın alacak?

Londra’nın en pahalı mağazası Harrods’un emlak şirketi, fazlasıyla küresel ve zengin seçkin müşterilerine “layık” evleri SG gözlüğüyle, onlara oturdukları koltukta göstermeye başladı.

Los Angeles Filarmoni Orkestrası, klasik müziğe uzak duran gençleri de müşteri olarak kazanmak amacıyla bir SG projesi yürütüyor. Yeni başlayacak sezonda gençleri konser salonuna çekmek için eserlerin kısa kayıtlarını gençlere Oculus’la izlettiriyor. Bunun için orta boy bir kamyona “Van Beethoven” adı verildi. Semt semt dolaşıyor bu kamyon. Buradaki “van” sözcüğü hem “kamyon” anlamına, hem de bestecinin isminden kesit. SG ile mükemmel bir pazarlama yöntemi.

SG aşıkları arasında reklamcılar da var. Leo Burnett Sydney, Samsung için çok zeki bir film hazırladı: Çölün ortasında mayo, dalgıç, surf malzemesi satan bir dükkana merakla girenlere bir SG deneyimi sunuluyor. Oculus’u takan, kendini derin bir denizde köpekbalıklarının arasında buluyor. Korkanlar, çığlık atanlar, “korunmaya” çalışanlar… Oysa hepsi, içinde bir Samsung akıllı ceptel bulunan bir SG aygıtının işiymiş meğer!

 
ETİKETLER : 1038