Yazarlar 24 HAZİRAN 2013 / 08:11

Söz ola kese savaşı söz ola kestire başı

Eskiden bir kral varmış. Kral bir gece gördüğü rüyasından çok etkilenmiş. Sabah uyanınca içinde bir sıkıntı varmış ve bu sıkıntısından kurtulmak için krallıktaki en iyi rüya tabircisini huzuruna kabul etmiş. Tabirci Kralı dinledikten sonra “Kralım sizin için çok üzülüyorum” demiş. Telaş ve korku içindeki Kral “Hayırdır tabirci neden üzülüyorsun?” diye sormuş. Tabirci “Kralım sizin akrabalarınız, aileniz sizden önce ölecek ve siz bu duruma bir ömür üzüleceksiniz” demiş. Bu yoruma çok sinirlenen kral, tabircinin başının kesilmesini emretmiş. Hemen başka bir tabirci huzura çıkarılmış. Kral yine rüyasını anlatmış ve tabircinin söyleyeceklerine kulak vermiş. Tabircinin yüzünde bir sevinç görünmüş. Tabirci “Kralım sizin için çok sevinçliyim, çünkü siz akrabalarınızdan, ailenizden daha çok yaşayacaksınız, Tanrı size uzun bir ömür bahşediyor” demiş. Kral bu duruma çok sevinmiş ve tabirciye kese kese altın vermiş.
Söz söyleme bir sanattır. Sözü kimin söylediği kadar nasıl söylendiği de çok önemlidir. Yunus Emre’nin “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı” sözü ne güzel bir sözdür. Bir sözün nelere kadir olabileceğinin en yakın örneği ise geçtiğimiz haftalarda gördüğümüz Gezi Parkı olayları olmuştur. Uygun olmayan sözler sosyal medyada anında yayılmış ve bazen komik olan, bazen güzel olan ve bazen de çirkin olan söylemler dile gelmiştir. Ancak söz ola kese savaşı tadında bir sözün gelmemesi yurtiçindeki taraflarda kutuplaşmayı arttırmıştır. Yurtdışından da yakından takip edilen olaylar ülkemizin imajına zarar vermiştir. Geçtiğimiz hafta bir etkinlik için dünyanın kongre ve konferans merkezi Viyana’daydık. Oradaki insanlar bile Türkiye’deki bu olayların sonuçlarını merak ettiklerini ve bize sorduklarını gördüm. Bu görüntüleri Mısır’da veya Lübnan’da olan bir hareket gibi görüyorlarmış. Türkiye’deki olayları yakından takip edenlerle de karşılaştık, tatil planını iptal edenlerle de.
Bu sürede söylenen bazı sözler nedeniyle bazı şirketler de zor durumda kaldı. Bir tepki ile gelen ürün iptalleri sonrası üst düzey istifalar bile oldu. Söz ağızdan çıkana kadar bizim esirimizken, ağızdan çıktıktan sonra artık biz onun esiri konumuna geliriz. Bir miting sırasında sevgisini ifade etmeyi isterken ağzından çıkan dört kelimenin esiri olan ve sosyal medyada yıkılmaz bir eser olarak yerini alan teyzemi de unutmamak lazım. Ülkeme dönüşte beni en çok güldüren şey oldu.
ETİKETLER : Sayı:927