Yazarlar 15 TEMMUZ 2014 / 09:51

Sporda büyük veri

Almanya'nın futboldaki altın neslinin Dünya Kupasını havaya kaldırmasının ardından çok az süre geçti. Futbolun 4 senelik yörüngesinin bu en sıcak ayında 6 kıtadan 32 takım yüzlerce futbolcu binlerce medya mensubu onbinlerce taraftar milyonlarca televizyon izleyicisi dostça, kardeşçe, sevgiyle bir festivali bir coşkuyu yaşadılar ve yaşattılar.

2010'da İspanya'nın altın kuşağı Xavi, Iniesta, Casillas, Alonso'lar en olgun zamanlarında adeta zorlanmadan kupayı kaldırırken Almanya daha o zamanlarda 2014'ün kendi dünya kupaları olacağını bize anlatıyordu. Ve oldu, futbolun yorumcuların ağzından çıkan günlük yorumlar olmadığını, futbolun bir bilim, bir sistem, bir süreç yönetimi olduğunu herkese gösterdiler. 90'lı yıllarda doğan Gotze, Schürrle, Reus, Draxler, Kroos, Muller, Mesut, Hummels ve diğerleri 2014'ü domine ederken adeta 2018 hatta 2022 bizim olacak der gibiydiler. Peki bu nasıl bugünlere gelindi?

Milyarlarca kişiyi cezbeden bu oyunda artık teknolojik gelişimlerle pek çok farklı ölçümler yapılıyor önemli istatistiklikler toplanabiliyor. Futbolcunun ne kadar koştuğu, kaç kere topla buluştuğu, kaç kere başarılı pas verdiği, kaç dakika topu ayağında tuttuğu anında ekranlarda paylaşılıyor. Yaptığı asist, gol sayıları, kaç dakika süre aldığı, antrenman istatistikleri, futbolcunun kilo, boy gibi fiziksel verileri, geçmişten itibaren oynadığı takımlar, pozisyonlar, ücretleri bütün bunlar artık ölçülüyor ve saklanıyor. Takımların bütçeleri, oyuncu kadrosu, geçmiş maçları, ortalama gol, galibiyet sayıları, yaş ortalamaları yine artık kolayca ulaşılabilen bilgiler.

Şu ana kadar konuştuklarımız bile futbolun artık bir laf kalabalığı olmadığını bilimsel verilerle şekillendiğini, izlendiğini gösteriyor. Artık futbolda tesadüflere daha az yer var, artık futbolda ben defansı çok iyi yaparım, çok iyi hucum oyuncularım var dönemi de bitti. Başarı için son derece dengeli, her bölgesinde iyi oyunculardan kurulu, bir kişiden ibaret olmayan, birlikte oynayabilen, bir sistemi olan, istatistiklerle sürekli takip edilen, tempoyu elinde tutan takımlar daha avantajlı.

Futbolun gelişimini 2010'da İspanya ile tanımlarken 2014 yılında Almanya ile tanımlıyoruz; kalecileri mükemmel, defans hattı genç, sağlam, son derece dikkatli, orta alanda savunmacılar top rakipteyken defans kendilerindeyken hücum yapan, orta alanda ileri uca destek veren oyuncuları hızlı, adam eksilten, ileri uçta fırsatçı, tecrübeli golcüleri olan.
Peki bu adeta makine olarak tarif edilebilecek Almanya'yı bile daha iyi anlayabilmek için sadece laflar ve gözlerimiz yeterli mi, bilimsel bakış burada
nasıll devreye girmeli, acaba ölçmediğimiz, hiç görmediğimiz, maçların, takımların, futbolcuların röntgenini çekebilecek istatistikler neler,
futbolun büyük verisi basketbolun büyük verisi neler? Bunları bir sonraki yazımızda paylaşmak üzere, sağlıcakla kalın.