Yazarlar 16 EYLÜL 2013 / 08:20

St. Petersburg ve teknoloji

1703’te Rus Çarı 1. Petro tarafından kuruluyor St. Petersburg. Adeta bir seferberlik atmosferinde inşa ediliyor devrin en başarılı mühendis ve mimarlarının planladığı şehir. Sonuç; 300 sene sonra insanların gezmeye doyamadığı bir şehir. Neva nehri, kanallar ve sayısız mimari eser; Rus kültür ve sanat hayatına başkentlik yapan şehrin fonu.

St. Petersburg’un en özel kanallardan birisi olan “Kanal Gribayedeva” ile şehrin 300 yılı aşkın bir süredir merkezi bulvarı olan “Nevski Prospekt”in kesişiminde ise yine çok özel tarihi bir bina var, “Singer Plaza*”.
Singer Plaza’nın Nevski üzerindeki cephesi şehrin en önemli katedrallerinden birisi olan “Kazanski Sabor” ile karşı karşıya. Singer Plaza’nın Kanal Gribayedeva cephesi ise, yine şehrin en önemli mimari eserlerinden biri “Spas Na Kroyf” (Kanlı Kilise) katedralini görüyor 200 metre mesafeden. Bugün içi modern bir iş merkezi olan Singer Plaza binası da, dış görünüm itibariyle en güzel Petersburg binalarından birisi.
Ve işte, St. Petersburg’un kalbindeki bu 6 katlı en güzel binanın üstten iki katı, Rusya’nın en iyi 20-30 hackerının çalışma ofisi!
Hacker kelimesini kullandım, çünkü bu ekibin 28 yaşındaki lideri Pavel Durov, The Economist’e verdiği röportajda dahi Rusya’nın lider sosyal paylaşım sitesi “Vkontakte” yazılımcılarından bahsederken bu mühendislik, matematik ve fizik eğitimi almış ekip için “Rusya’nın en iyi hackerları” tanımını kullanıyor.
Vkontakte, ilk başta St. Petersburg Devlet Üniversitesi ** öğrencileri arası bir sosyal paylaşım platformu olarak, kurucusu Pavel Durov’un tabiriyle ‘ihtiyaçtan’ ortaya çıkıyor. Vkontakte altyapısının kurulum amacı, St. Petersburg Devlet Üniversitesi öğrencileri arasında ders notları da dahil olmak üzere çeşitli dokümanların paylaşımı ve iletişim. Durov, 2006’da üniversiteden mezuniyetinden sonra ise artık daha fazla öğrenci olmadığı için, bu öğrenciler arası projeye yeterince destek veremeyeceğini hissederek, projeyi genişletme kararı alıyor ve projeyi, “irtibatta kalmak” (in touch) anlamına gelen “vkontakte” ismi altında, bugünkü kullanımda olan sürümünün temellerini atıyor.
Evet, Rusya’nın lider sosyal paylaşım platformu Vkontakte’ın kurucusu, kuruluşu, ekibi ve çalışma ofisinden bahsettikten sonra; bir de dünyanın kalanında açık ara lider olan sosyal paylaşım platformu Facebook’un Rusya’daki durumuna bakalım.
Durumu zihnimizde daha iyi canlandırabilmek için gelin şöyle düşünelim: Dünyada değil de, başka bir gezegende yaşıyoruz. Dünyaya ise yılda bir iki hafta ‘tatil’ amaçlı gidiyoruz. Ve dünyada kendimize dostlar edinmişiz. Ya da bir sonraki tatilimiz için dünyadan insanlarla tanışmak istiyoruz. Ve biliyoruz ki, dünyalıların hemen hemen hepsi ‘Facebook’ denilen bir veritabanında kayıtlı. Dünyalılar ile de sürekli bir sosyal paylaşım içinde kalmak gibi bir derdimiz ve kaygımız yok. Çünkü kendi gezegenimizde yeterince sosyal bir yaşantımız var. Hatta dünyalıların farklı kültürümüzü anlamakta zorluk çekeceklerini/çektiklerini bildiğimizden ötürü de, yaşam oyununu kendi gezegenimizde oynamaktan mutluyuz. Ancak sadece ve sadece, dünya ziyaretlerimiz sırasında edindiğimiz arkadaşlarla, sürekli bir iletişim kaygımız olmasa da, onlarla bağı koparmamak amaçlı, içlerimizden bazılarımız bu Facebook’a kayıt yaptırıyor; bir kısmımız ise hiç önemsemiyor bile bu veritabanında yer almayı. Işte bu kurguladığımız farklı gezegen, aslında Rusya’nın ta kendisi! Ve Facebook’un Ruslar’ın bir kısmı için anlamı da, dünyanın kalanındaki arkadaşları ile bağlantıyı koparmamak. Ruslar’ın kalan içinse, Facebook’un hiçbir anlamı yok!

Lakin bu şu anlama gelmiyor: “Ruslar internet üzerinde paylaşıma ihtiyaç duymuyorlar!” Hayır, bu doğru değil. Hatta tam tersine, Rusya’da çok ciddi anlamda bir internet üzerinden paylaşım söz konusu. Ancak, Ruslar’ın sosyal paylaşım ihtiyaçlarını yine Rusya’da Rus yazılımcılar tarafından Ruslar için kurulmuş altyapılar karşılıyor çok büyük oranda. Bir başka değişle, eski Sovyet rejiminin etkisi ve kültürüyle yetişmiş yetenekli yazılımcılar, 1991 sonrası ülkenin kapıları uluslararası ticarete ve ürünlere açılmış olsa da, internette büyük oranda ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılıyorlar ve dünyanın kalanında çok güçlü olan küresel oyuncuların bu pazarda etkisiz kalmalarını başarıyorlar.
İste Vkonatke, Pavel Durov’un liderliğindeki, yüzde 70’i ACM şampiyonu olan, 30 kişilik bir mühendis, matematikçi ve fizikçi ekibin çalışmalarıyla, Rusya’nın lider sosyal paylaşım ağı olma başarısını elinde tutuyor. Vkontakte’tan sonra ise ülkede Odnoklassniki.ru (kelime anlamı ‘sınıf arkadaşı’) ve Mail.ru’nun “myworld” uygulamaları popülerlik anlamında 2. ve 3. sıradalar. Facebook, ise Rusya’nın yerel oyuncuları arası rekabeti biraz uzaktan, 4. sırada takip ediyor. ***
Şimdi biraz da rakamlarla konuşalım. Ancak, bu yazıyı hazırladığım BThaber okuyucularının Alexa verilerini okumaya alışkın olduğunu düşünerek, farklı bir kanaldan rakamlar vermek istiyorum. TNS-Global, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi, Rusya’da da basılı medya, radyo, televizyon ve internet mecralarında tarafsız raporlar hazırlayan; ve gerek Rusya içinde gerekse Rusya dışında, Rusya ile ilgili raporlarına en çok güvenilen medya araştırma kuruluşu. TNS’un Rusya internet araştırmalarına göre: Vkontakte’ı ayda en az bir kere ziyaret eden insan sayısı 58 milyon, Facebook içinse bu rakam 26 milyon. Haftada en az bir ziyarete geldiğinde ise istatistik, Vkontakte: 41 milyon, Facebook: 13 milyon. Gunde en az bir kere ziyaret söz konusu olduğunda ise, Vkontake 27 milyon iken Facebook 4 milyon ziyaretçide kalıyor.***
Ruslar için Facebook’un ne anlama geldiğine yukarıda değindik. Bir de, Rusya’da Vkonatkte’ın Ruslar için ne anlama geldiğine bir bakalım. Daha iyi anlaşılması için, önce yine bir benzetme ile başlayalım: Türkiye’de Facebook ne ise Rusya’da Vkontakte o, hatta daha fazlası! Bu fazlası ise Vkontakte’in video ve müzik altyapısı ve bu servislerin içerik zenginliği ile birlikte, Ruslar’ın bu alandaki ihtiyaçlarını karşıladıkları ve alışkanlık edindikleri bir numaralı site olma başarısını elinde bulundurması. Yine bu ‘gezegen’ ile ilgili bir gerçeğe ve burada yaşayanların bu konudaki alışkanlıklarına bir bakalım: Rusya’da telif hakları konusunda ciddi bir boşluk var. Ve Rus halkının alışkanlıkları arasında DVD/CD satın almak yok desem yanlış olmaz. (Konumuz dışında ancak, bahsetmeden geçemeyeceğim, kitap için durum farklı. Kitap okumak Rus kültürünün önemli bir parçası ve yaygın bir alışkanlık. Metroda ve diğer toplu taşım araçlarında her 3-4 kişiden birisi ‘okuyor’. Okunan medya çoğunlukla basılı kitaplar. Ancak son dönemlerde e-kitapların yaygınlığında da ciddi bir artış söz konusu). Gösterimdeki en son filmler ve diziler çok kısa sürede internete düşüyor ve hemen hemen herkes bunları internetten seyrediyor.
Ve işte, Vkontakte’ın bir başka “başarısı” da, bu film ve dizilerin ilk erişildiği sitelerin başında gelmesi. Özetle, DVD / CD satın almak veya televizyon başında oturmak yerine her türlü video formatındaki medyayı internetten ücretsiz temin etme/izleme alışkanlığında olan bir toplumun, bu ihtiyacı karşılamadaki bir numarali referansı yine Vkontakte. Bu haliyle de Vkontakte’ın bu servisini, tabiki fonksiyonlar anlamında farklılıklar gösterse de, içerik anlamında Youtube’un sınırsız ve sansürsüz sürümü gibi düşünsek, yanlış bir benzetme yapmış olmayız.
Ve yine Vkontakte’ın “müzik” bölümü/servisi, sitenin en yaygın kullanılan bölümlerinden birisi. Bu bölümde kullanıcılara hitap eden birçok fonksiyon mevcut ve bu fonksiyonlar çoktan Rus halkının müzik dinleme alışkanlıkları arasında yerini almış durumda. Bu haliyle de, müzik dinleme konusunda da toplumun internetle haşır neşir olan bölümünün yine bir numaralı referansı Vkontakte.
Rus büyük şehirlerinin önemli bir kısmında yer alan geniş ve halk tarafından yaygın kullanılan metro ağında internetin mevcudiyeti ve Vkontakte’in başarılı mobil uygulamaları da, Vkontakte kullanıcılarının daha uzun sürelerle kesintisiz bir şekilde ağda kalmalarını; paylaşım, müzik ve video servislerinden faydalanmalarına bir başka etken.
Vkontakte’ın kullanıcı bilgilerini ise Rus istihbarat ve çeşitli devlet servisleri ile paylaştığı ise artık Rusya’da bilinen bir gerçek. Aralık 2011’de Rus seçimleri sonrasında Moskova’nın Bolotnaya Meydanı’nda yapılan protesto mitingleri sonrasında, Vkontakte’ın kurucusu Dural Pavel’in Putin yönetimine gönderdiği bağlılık mektubu basına sızmıştı. Konuyla ilgili tartışmalara yanıt veren Vkontakte, yıllardır Rus istihbarat ve ilgili başka devlet servisleri ile işbirliği içinde olduğunu ve binlerce kişinin bilgilerini bu servislerle paylaştığını açıkladı.
Sovyetler doneminde mal mülk ile “ihtiyaç karşılama” noktasında ilişki içinde olan Ruslar, kapitalist hırslar yerine; kültür, sanat, spor, bilim ve teknikte ilerlemeye odaklanmışlardı. O dönemde ülkeye süper güç sıfatını kazandıran etmenlerden birisi de, dönemin yüksek teknolojisinin ülke içinde üretilebilmesiydi. 1961’de uzaya çıkan ilk insan Rus kozmonotu Yuri Gagarin’di. Ancak Sovyetler Birliği’nin son dönemlerinde ülkede büyük çelişkiler yaşanıyordu. Ruslar bir taraftan uzayda gezinirken, diğer taraftan ülke içinde temel gıdalar için uzun kuyruklar oluşuyordu. Sonuç, 1991’de Sovyetler Birliği’nin politik ve ekonomik anlamda dağilması oldu. Ve o günden beri ülkede birçok şey çok hızlı değişti, değişiyor. Lüks yaşama ve küresel markalara merak, 2000’li yıllarda Rusya’da ilk göze çarpanlar arasında. Birçok Rus ürünü, küresel markalara rakip dahi olamadı. Ekonomik anlamda gücü yetenler için, Lada’lar yerlerini çoktan Mercedes, BMW, Audi, Jaguar’lara bıraktı. Belki de Sovyet döneminden kalma kültür ve bilgi birikiminin yeni düzende dünyanın küresel oyuncuları ile en azından Rusya sınırları içinde çok iyi yarıştığı hatta bu dünya devlerini bazı konularda yarış dışında tuttuğu alan, internet teknolojileri. Ve bu alandaki en başarılı örneklerden birisi, belki de en başarılısı da Vkontakte.

* http://en.wikipedia.org/wiki/Singer_House
** St. Petersburg Devlet Üniversitesi: 1724’de kurulan üniversite, Moskova Devlet Üniversitesi ile birlikte Rusya’nın en önemli ve başarılı 2 üniversitesinden birisi. Bugüne kadar 8 nobel ödüllü bilim adamı yetiştirmiş olan üniversitenin mezunları arasında Vladimir Putin ve Dimitry Medevedev de var.
*** Pavel Durov’un The Economist’e verdiği röportajdan.
ETİKETLER : Sayı:938