Yazarlar 06 MAYIS 2012 / 16:20

Tarih yazmak için geçmişe yolculuk

Eğer sayısal bilgiyi arşivleme konusundaki duyarsızlığımız ve çaresizliğimiz aynen devam ederse, 50 yıl sonra 2060’larda, 2010’ların veya 2020’lerin detaylı tarihini anlamak ve yazmak isteyen tarihçilerin işi çok zor. Zamanda yolculuk yapmanın dışında pek çareleri olmayabilir!
Nedeni çok açık: insanlık kağıt ve kitap arşivleme konusunda gösterdiği duyarlık ve etkinliği, sayısal verinin özellikleri dolayısıyla gösteremiyor. Sayısal veriyi uzun dönemli (20, 50 veya 100 yıldan fazla) saklama konusunu ihmal ettiğimiz gibi, fiziksel dokümanları arşivleme konusunda kurmuş olduğumuz altyapıyı ve gösterdiğimiz etkinliği sayısal verileri arşivleme konusunda gösteremiyoruz.
Kağıt medyanın kalıcılık özellikleri daha yüksek; nem veya yangın yok edebiliyor ancak bunlar önlenebilir tehlikeler. Sayısal veri varlığını sürdürebilmek için hem fiziksel bir ortama (floppy disk, sabit disk, USB donanımı) ve hem de bir yazılıma ihtiyaç duyuyor. Depolama donanımları ve alakalı yazılımlar sürekli bir değişim içindeler. 30 sene önce kullandığımız 8 inçlik, 20 sene önce kullandığımız 5.25 inçlik veya 10 sene önce kullandığımız 3.5 inçlik floppy disklerde veriler, eğer bir şekilde onları daha yeni medyaya aktarmamışsak, artık ulaşılamaz haldeler. Bunları okuyacak disk sürücüler ve yazılımlara ulaşmak artık çok zor. Bu yüzden eski verileri kaybeden birçok kurum var.
Ulusal kütüphaneler (örneğin, Library of Congress ve British Library) basılan her kitap veya kitapçığın bir kopyasını arşivlemek için talep edebiliyor. Ancak bunu sayısal medya için yapmak çok zor. Sayısal kitabı kağıt üzerine döküp, arşivlemek mümkün ama bu sefer de sayısal veriyi üstün kılan özellikler, örneğin metadata, kaybolacak. Ayrıca bir çok sayısal veri Digital Rights Management (DRM) yazılımlarıyla korunmuş (şifrelenmiş) durumda. Kolaylıkla kopya edilecek diye, yayınevleri sayısal kitapları bile DRM’siz bir şekilde kütüphaneler vermek istemiyorlar; vermiyorlar. Sonuç olarak sayısal bilgiyi arşivleyemiyoruz.
Dediğim gibi geleceğin tarihçilerinin işi çok zor.
ETİKETLER : Sayı:870