Yazarlar 05 MAYIS 2014 / 08:05

WEF GTI 51/148

Doktor reçetesi gibi anlaşılmaz bu başlıkta, Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Bilgi Teknolojileri Raporu 2014’te 148 ülke arasında 51. sıradayız yazıyor. Bu, Ağyapılarına Hazırlık İndeksi puanımız. (The Global Information Technology Report 2014).
Geçen yılki 2013 Raporu’nda 45/144 idik. Ama 2012 Raporu’nda 52/142 idik. Demek ki 2012’den 2013’e yükseldik. 2013’ten 2014’e yine düştük.
Yeni raporun 236. sayfası Türkiye’ye ait. 4 ana eksen üzerinde 10 başlık altında 54 ölçütle, ülkemizde bilişimin, ekonomiyi ittirme gücü incelenmiş.

Birinci Eksen: Çevre-piyasa ve yasal düzenlemelerde 44. sıradayız.
İkinci Eksen: Hazır

ep gerideyiz. Hele eğitim, malum, kronik gerilik sorunumuz. Matematik ve fen eğitimi kalitesinde dünyada 101. sıradayız. lık-bireysel, iş dünyası ve devlette ağa hazırlıkta 42. sıradayız.
Üçüncü Eksen: Bireysel ve iş dünyasında kullanımda 63. sıradayız.
Dördüncü Eksen: Etki-bütün önceki ölçütlerdeki durumun ekonomik ve sosyal etkisinde 65. sıradayız.
Dünyada birinci olduğumuz 2 tane kalem var: İnternet ve telekom rekabetçiliği ile mobil erişim oranı.
Bunların dışında h


Bir kaç “anlamlı” ölçüte de bakarsak: Bilişimin, ekonomiye etkisinde 68. sıradayız. Fikri mülkiyet haklarının korunmasında 74. E-katılım indeksinde 107.
Bu yılki raporun alt başlığı, “Büyük Verinin Ödül ve Riskleri.” Konuya ayrılan bölümde anahtar sözcük: veri temelli sosyal siyaset. Türkiye’yi en zorlayacak bir konu: Şimdiki yasalar ve zihniyetle, büyük verimizin “kapalı” kısmını “açmadan,” büyük veriyi ekonomik büyüme ve sosyal kalkınma

için kullanma şansımız yoktur.

Denizde yüzme havuzu

New York diye tanıdığımız Manhattan’ın iki yanındaki nehir/denizde dolaşacak şekilde tasarlanan “mobil yüzme havuzu” projesi için 300 bin dolar bağış toplandı- Kickstarter vasıtasıyla. Bu cümle, bu sayfaya bakanlara tanıdık gelebilir: Haziran 2011’de bu girişimi burada aynı görselle size iletmiştim. Şimdi, aradan geçen zamanda gerekli para v.s. büyük ölçüde bulundu. Yüzer havuz 2016’ya hazır olacak.
Öyküyü başa saralım: Üç girişimci Dong Ping Wong, Archie Coates ve Jeffrey Franklin, denizin içine yüzme havuzu fikrini Kickstarter’da açtılar. Hızla bine yakın kişi 36 bin dolar verdi. Ve sonra tanıtımla, bu bağış arttı.
Konu, insanlara cazip geldi. Çünkü uçuk ve sıra dışıydı. New York’u saran nehir/deniz o kadar kirli ve yüzülemez haldeydi ki buraya hem de mobil bir yüzme havuzu über yenilikçi bir fikirdi. New York da zaten her şeyin yenisine aç ve meraklı bir şehir.
Yüzer havuzun en önemli öğesi, suyunu nehir/denizden alarak arıtması olacaktı. Bunu sağlamak, işin en zor ve pahalı kısmıydı. Girişimciler, bu konuda şehrin popüler üniversitesi Columbia’daki jeokimyacılarla işbirliği yaptılar. Suyun kalitesini, içindeki oksijen miktarını, kirliliğini, nehre karışan kanalizasyonu her an ölçecek bir sistem geliştirdiler. Bu sistemin sunduğu veriye vatandaşın ulaşması için Google Drive’la ayrı bir işbirliği yaptılar. Öyle ki, suyun kalitesi, adeta canlı yayınla, çevrimiçi olarak her dakika yenilenecek. Mobil cihazda bir tıkla ekranda görülecek. Havuzun içine filtre edilecek suyun kalitesi de... Günde 500 bin galon (16 bin ton) su arıtılacak, az buz değil. Bu bilgi, her gün –herhalde?- gördüğü, ama içiyle ilgilenmediği nehir/denizin çevresel durumunu, yerel ve federal yönetimin gözüne de sokacak. Çok dar bir alanda çok fazla nüfus barındıran, liman ve sanayi tesisleriyle dolu bir coğrafyada nehri temiz tutmak ne kadar mümkün? Bu sorunun yanıtı, açık veri olarak herkese sunulacak.
Ortaya bir çevrecilik projesi gibi çıkan bu havuzu gerçekleştirmek için, uzun bir paydaş listesi var: Şehir yönetimi. Yerel ve ulusal politikacılar. Sponsor ve bağışçılar. STK’lar. Çevreciler. Ve popüler sanatçılar. Projeye, dünyanın en ünlü mühendislik şirketlerinden Arup da dahil. İnşaat onların eseri olacak.
Havuz, şekli ve şeklinden dolayı da ismiyle de yenilikçi: Artı biçiminde tasarlandı. Adı bu nedenle “+ Pool (Artı Havuz).” Havuzun derinlikleri, dört değişik yaş veya ilgi grubuna göre ayarlanabilecek. Vatandaş, gerçeğinr giremediği nehir/denizin temiz suyuna havuzda girecek.

Küresel dergide iki Türk

Wired dergisi, İngiliz baskısı Nisan sayısında Avrupa’nın En Etkili 100 Sayısal Lideri başlığı altında iki Türk girişimciye de yer verdi: 48. sırada Cem Sertoğlu, EarlyBird girişim sermayesi şirketiyle Gittigidiyor ve Yemeksepeti yatırımlarıyla yer aldı. 72. sırada Sina Afra, Markafoni kurucu ortağı olarak tanıtıldı.
Wired gibi, bilişim teknolojisinde yenilikçiliğin bayraktarlığını yapan bir küresel dergide (bir de ABD baskısı var, ayrı bir editoryal ekip yönetiminde) iki Türk girişimciye yer verilmesi, bilişim girişimcilerimizi teşvik edecektir kuşkusuz. Oyunu küresel rollerle, küresel senaryo ve profesyonellikle oynayınca, küresel bir oyuncu olmak mümkün.
Avrupalı girişimcileri sıralayan Wired listesinde ilk isim Spotify kurucusu Daniel Ek. Dergi kapağında da onun resmi var. İkinci sırada Münih’te Rocket Internet kuluçka merkezi kurucuları Marc, Oliver ve Alexander Samwer kardeşler geliyor. Üçüncü sırada Edward Snowden, 2013’ün en deprem etkisi yapan kişisi olarak. Altıncı sırada, Papa Françesko! Sosyal medyada @Pontifex adresinde 3.6 milyon takipçisi var. 9 dilde tweet atıyor hazret... Türkiye’de de faal Yandex kurucusu Arkady Volozh 16. sırada. Bir ay içinde görevini bırakacak olan AB Sayısal Gündem Bakanı Neelie Kroes 18. sırada. Wikipedia kurucusu Jimmy Wales, www mucidi Tim Berners-Lee de listede. Ayrıca, Avrupa’nın entelektüel yaşamında önemli rol oynayan Münih merkezli (bir tür TED sohbetleri gibi) DLD Konferansları’nın kurucusu Steffi Czerny, listeye 25. sıradan girmiş.

ETİKETLER : Sayı:970