Yazarlar 22 EYLÜL 2014 / 11:05

Yazılım artık müzelik oldu

Dünyanın en önemli tasarım müzelerinden, New York’taki Cooper Hewitt, bir yazılımı, gelecek kuşaklara aktarılmaya layık bir tasarım güzelliği olarak koleksiyonuna kattı. Bir iTunes uygulaması böylece, “tasarım sanatı eseri” ünvanı kazandı. Daha önce de, epostalarda kullanılan @ işaretini, yine New York’taki Çağdaş Sanatlar Müzesi (MoMA), dijital devrimin temel simgelerinden biri sayarak koleksiyonuna almıştı.

Cooper Hewitt, merkezi Washington’da olan Smithsonian Müzeler Grubu’nun New York’taki zarif üyesi. 19. yy sanayicisi Peter Hewitt’in kızları, babalarının koleksiyonunu korumak amacıyla 1896’da kurdular. 1970’de şimdiki yerine taşındı: Şehrin “en muteber” semtinde, Central Park’ın kuzey doğu ucunda, 5. Cadde’nin sonlarına doğru, çelik sanayicisi Andrew Carnegie’nin malikanesine... Her türlü tasarımın nadide örneklerinin sergilendiği, en “püf-püf” müzelerden oldu. Dönemsel sergileriyle de sürekli gündemde kalarak.

Bir yazılımın, “tasarım güzelliği” sayılarak bir müzeye alınması... Fiziksel varlığı olmayan bir tasarımın üstelik... 21. yy stili yenilikçi kavramlar bunlar.

Müzelik olan yazılım “Planetary” (Gökkubbe gözlemevi) adlı bir müzik uygulaması: Apple’larda kullanılmak üzere 2011’de piyasaya çıktığından beri 3.5+ milyon kez indirilmiş. Bu beğeninin nedeni, iTunes’daki müzikleri dinlemek için, ekrana bir gök kubbe gözlemevi tasarımı taşıması.

Ekrana, üç boyutlu bir galaksi gelir. Bunu döndürüp çevirebilirsiniz. Buradaki her “yıldız” bir sanatçıyı temsil eder. Yıldızı tıklayınca, yıldızın etrafında dönen gezegenler, sanatçının eserleri. Bir gezegene tıklayınca, bu sefer ortaya “ay”lar çıkar. Bunlar, albümdeki parçalar. Ay’ı tıklayınca şarkı çalmaya başlar.

Fikir son derece basit tümdengelim. Ama kullanılan renkler, ahenk, çizim, buluş, sunum sanatsal.

Konunun dahası var: Yazılımlar, ürüne bağlı olarak geliştirildiği için, ürünler de maşallah kullan-at şeklinde hızla evrim geçirdiği için, yazılımların bir süre sonra okunamaması ciddi bir sorun. Bunu aşmak için müze, Planetary kodlarını “açtı.” Böylece, meraklılar, bu yazılımı sürekli geliştirebilecek. Eser, kitlesel katkıyla yenilenerek yaşayacak.

Bitmedi: Müze, 217 bin irili ufaklı parçadan oluşan koleksiyonunu bu yazılımla dünyaya açacak... Ve, bir de yan ürün: Müze için geliştirilen “nişan al-bilgiyi indir” sistemiyle çalışan e-kalemle, müzedeki eserlere dair her türlü bilgiyi bu kaleme indirmek, sonra bu bilgiyi bir e-masaya yayarak kendine uygun kısmını “alarak” müzeden ayrılmak mümkün olacak. Benzersiz bir deneyim: Meraklısına hazine. Turistlere über cazibe. Sürdürülebilir otomatik tanıtım.

 
ETİKETLER : 989