Yazarlar 18 KASIM 2013 / 08:19

Yılanın kuyruğu

Hiçbir şey yoktan başlamaz. Mutlaka ilk koşullar vardı. Evrenin başlangıcındaki büyük patlamada dahi 26 temel fizik sabitinin belli değerleri vardı ki mevcut evrenimiz bu değerler ile tanımlanır. Bunlardan biri farklı olsa bambaşka bir evren ortaya çıkacak, belki o evrende bizim gibi bilinç sahibi canlılar olamayacaktı. Tabi tersi de mümkün. Bu değerlerde öyle bir farklılık olabilirdi ki kozmik-bilinçli (ne demekse) varlıkların türediği bir evren ortaya çıkabilirdi.
Hiçbir şey yok olmaz. Mutlaka geride kalan, yeni başlangıçlara beslenen, onlara “ilk koşul” olan bir şeyler vardır. Yıldızlar bile patlarken, yeni elementler ortaya çıkar, bunlar evrene dağılır. “Hepimiz yıldız tozuyuz” diyorlar. Hoş fizikçiler oturup hesaplamış: Vücudumuzun yüzde 40’ı yıldız tozuymuş. Elbette, biz de oluş hikâyemiz süresince katkılar aldık.
Her oluş çok sayıda döngüden oluşur. Her döngüde de ya bilinen bir şey ya da yanılmayı göze alıp yeni bir şey kullanılır. Bir şablonu alıp, ona göre tasarlayıp, kurmak mümkün, ama o şablon nasıl ortaya çıkmış ki? Yeni şablonlar için deneme-yanılma ile keşfetmek gerek. Tabi bunu yaparken her deneme sonucundan bir tortu kalmalı, birikmeli. Bu tam da öğrenmenin, “bilmeye kavuşmanın” tarifidir.
10 yıldır BThaber gazetesinde devam eden öğrenme sürecim bu yazı ile sona eriyor. Kimi zaman bir şablondan gittim, mesela büyük şirketlerin son taktiklerini yazdım. Kimi zaman da yeni şeyler denedim. Bir ara “BT şiirleri” bile yazdım bu köşede. Bu muhteşem fırsat için başta siz okurlara ve BThaber’e katkısı olan herkese çok teşekkür ediyorum.
Öğrendiklerimin bir kısmını 23 Kasım’da Kadir Has Üniversitesi, Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nde açılan Fütürizm Okulu’nda paylaşacağım. Eminim bazılarınız da orada olacak. Diğerleri ile de yeni bir öğrenme macerasında karşılaşacağız. Birlikte dönüp duracağız. Sevgimiz bizi sürükleyecek. Ayaklarımız yerden kesilene kadar...
ETİKETLER : Sayı:946