Yazarlar 16 EYLÜL 2012 / 15:05

Yonga ve PIN tecrübesi

Yonga ve PIN, Europay, VISA, Mastercard (EMV) kredi ve ATM kartları için 2005 yılında İngiltere ve İrlanda bankaları tarafından tasarlanıp uygulanan ve bugün Türkiye dahil 76 ülkede kullanılan bir akıllı kart sistemi. Tüketici açısından içinde yonga bulunan bir kart ve tüketicinin hatırlaması gereken 4 rakamlı bir PIN sayısından ibaret. Alışveriş yaptığınız kartınızı mağazanın POS cihazına yerleştiriyorsunuz; kasiyer ödenmesi gereken miktarı elektronik kasadan POS cihazına gönderiyor; siz miktarı kontrol edip, PIN sayınızı giriyorsunuz. Böylece POS cihazı kartın size ait olduğuna emin olup, online olan POS cihazı yardımıyla kartın kredisini bankaya sorup, akabinde ödemeye onay veriyor.
Yonga ve PIN sisteminin 2 temel amacı vardı: 1) kolaylıkla kopya edilebilen manyetik barlı kartlar yerine, kopya edilmesi çok daha zor yonga kartları getirmek, 2) kartın çalınmış olma ihtimaline karşı kullanıcıdan PIN istemek ve bunu doğrulamak.
Yongaİngiltere ve birçok ülkede bankacılık ve kredi kartları kurum sözcüleri, yonga ve PIN sisteminin başarılı olduğunu söylüyor. Ancak akademik çalışmalar, İngiltere’de yonga ve PIN sistemi çalışmaya başladıktan sonra kart sahtekarlık oranının düştüğü ama akabinde 2008’e kadar hızla arttığını gösteriyor. Son yıllarda ise azalarak, yonga ve PIN sistemi öncesinden çok farklı olmayan seviyelere gelmiş (detaylı bilgi için: http://www.lightbluetouchpaper.org/).
Ayrıca bu makalede Cambridge Üniversitesi araştırmacılarının yonga ve PIN sisteminin açıkları hakkında birçok çalışmayı bulabilirsiniz. Sonuç olarak ne çok güvenli ne de sahtekarlığı azaltan bir sistemden bahsediyoruz. Bankacılık ve kredi kartları sektörlerinin yonga ve PIN sistemine karşı olan sevgisinin temel nedeni sahtekarlığın azaltılmak istenmesinden daha çok “sorumluluğun kaydırılması” nedeniyle olduğunu gözlemleniyor. Bir sahtekarlığın ve akabinde kaybın olması durumunda eğer PIN kullanılmışsa, kart sahibi tüketici, PIN kullanılmamışsa ise alışveriş yapılan kurum sorumlu tutulmakta. 2009 yılında İngiltere’de ortaya çıkan sahtekarlık durumlarında mağdur olan tüketicilerin yüzde 44’üne hiçbir ödeme yapılmadı. Bankalar için çok ideal bir durum!
ETİKETLER : Sayı:888