Yazarlar 02 NİSAN 2011 / 01:46

Yorumsuz...

Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Sami Gülgöz’ün Hürriyet’te (26/3) anlattığı araştırmasından şu satırlar, pek övündüğümüz “genç nüfusumuz”la ilgili bazı bilgiler içeriyor:
• 26-27 yaşlarında hala ergen olan, yetişkinleşemeyen bir toplumla karşı karşıyayız. Eğitim sistemi değişiyor ama gençlerde bilgi aktarımı sağlanamıyor.
• 1997’de öğrencinin bilgi birikimi 2010’a göre daha fazla. Bizim bilgi kaynaklarımız ve alanlarımız genellikle hızlı tüketime yönelik. Örneğin
Orhan Pamuk, 1997-1998 arasında yüzde 56 oranında bilinirken, son iki yılda bu oran yüzde 20’lere inmiş. Demek ki bir bilgiyi gündemdeyken hatırlıyoruz. Her türlü bilgi kolayca tüketiliyor ve anında unutuluyor.
• Artık, tüketime yönelik bir televizyon yayını var. Ve beş dakika sonra sizde hiçbir şey bir iz bırakmıyor. Aile ilişkilerinde de işlevlerinden biri kültür aktarımıdır. Tarım yapan bir aile de çocuğa bilgisini aktarır ama artık bu da gerçekleşmiyor.
• Bu bir tür cehalet. Toplumda kopukluk yaratacak bu sorun çok ciddi bir şekilde ortaya çıkacak. Yüzyılların kültürel birikiminin sağlayacağı nimetleri yok sayıyoruz. Sadece kendi kültürümüzden değil, dünya mirasından da kopuk yaşıyoruz.
• Bilgi birikimine sahip değil artık öğrencilerimiz. Zihinde bir miktar bilginin bulunması düşüncenin gelişimine temel sağlar. On yıl, bu kadar büyük farkların oluşması için uzun bir süre değil. 1950’lerle 2000’leri karşılaştırmıyoruz. Bu kadar kısa sürede bu kadar ciddi düşüş beni ürkütüyor. Gerçekten bilgi edinmeyen bir gençlikle karşı karşıyayız. Bilginin gerekliliğine dair inanç da düşmüş muhtemelen.
ETİKETLER : Sayı:815