Dosya Yazılım Testleri Standartlar ve Süreçler 27 OCAK 2014 / 08:27

Test ilgisi sektörlerde yayılıyor, mobilite kilit önemde

Sektör bazlı test ilgisi, bir tarafta düzenlemelerin yarattığı zorunluluklar, bir tarafta tüketicilerin beklentilerine yanıt vermek, bir tarafta da gelişen mobil kültürle artık genele yayılıyor.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda yazılım sektörünün en çok büyüyen alanlarından biri yazılım testi. Yazılım testlerine en çok ilgi gösteren sektörlerin başında ise üretim, telekom ve finans geliyor. Bunun öncelikli sebebi, bu sektörlerdeki şirketlerin kampanya, uygulama, faturalar gibi araçlarla müşterileriyle daha fazla ilişki içinde olmaları. ACM’de Agile Takım Lideri Onur Özcan’ın da belirttiği gibi, organizasyonlar yazılım testleri ile yazılımsal hataları tespit etmeyi, yazılımın doğru çalıştığını garanti etmeyi, yazılımın kullanıcı isteklerini karşıladığından ve düzenlemelerle uyumlu çalıştığından emin olmayı hedefliyor.
Müşterilerin ürün seçimini etkileyen en önemli faktörlerden biri olan güvenin oluşması için, ürünlerin hatasız sunumu önem taşıyor. Test ekiplerinin ve stratejilerinin ağırlıklı olarak ‘fonksiyonel’ testlere odaklandığı dönemin de kapanmak üzere olduğu görülüyor. Logo Yazılım İcra Kurulu Başkanı M. Buğra Koyuncu’nun tabiriyle ‘ürünlerin kullanılabilirlik (usability) açısından da test edilmeye başladığı’ bir döneme giriyoruz. Akıllı telefonların ve tabletlerin tüketiciler tarafından yaygın kullanılması birçok şeyi değiştirdi. Tüketiciler açısından bakınca, yazılım ve donanım ürünlerinin kullanılabilirliği kapsamında beklentiler arttı. Koyuncu’ya göre, testlerde öne çıkan bir diğer konu da test otomasyonu. Rekabet ve sürekli yenilik üretme yarışı ile ürünlerin sahaya çıkış süreleri kısaldı. Bu nedenle testlerin hızlı yapılabilmesi için, test otomasyon araçlarının kullanım ihtiyacı arttı.

Düzenlemeler ‘test’i gerekli kılıyor
Yazılım testlerinin sunduğu avantajlara gelince, Atos Uygulama Yönetimi ve Testing Birim Yöneticisi Tuncay Margılıç’ın da belirttiği gibi, yazılım testleri şirketlere, hatasız uygulamalar sunmaları, böylece itibarlarının yanı sıra, ortaya konulan kampanyanın başarısını garanti altına almalarını sağlıyor. Uygulamaların ve kampanyaların pazara doğru zamanda sunulabilmesi için de yazılım testlerine önemli görev düşüyor. Bu testler, şirketler tarafından atılan her adımın uygulanabilirliği ve fonksiyonelliği konusunda şirketlere önden fikir edinebilme şansı tanıyor. Margılıç ekledi: “BTK ve BDDK gibi piyasa düzenleyiciler tarafından yapılan düzenlemeler de, bu sektörlerin yazılım testlerine ilgisini artırdı. Çünkü herhangi bir aşamada olası aksaklık karşısında bu kurumlar, şirketlere ciddi cezalar uygulayabiliyor. Şirketler, bu cezalar nedeniyle oluşacak mali kaybın, yazılım testleri için ayırmaları gereken bütçenin üstünde olduğunu fark etti.”
Yazılım ve uygulama testlerine en çok ilgi gösteren sektörlerin başında teknoloji, finans, telekomünikasyon, savunma, ilaç ve perakende sektörü geliyor ve Pozitron Kurucu CEO’su Fatih İşbecer’in belirttiği gibi, sektörlere göre testlerde öncelikler var. Finans sektöründe test ilgisinin en önemli nedeni güvenlik kavramı. Uygulamaların düzenlemelere uygunluğu ve güvenilir olması test sürecinde kontrol ediliyor. Telekomünikasyon şirketlerinden testler birden çok paydaş içeren projelerde bütünleştirme aşamalarının karmaşıklığını ölçmek ve hataları önceden görebilmek için tercih ediliyor. Savunma sektöründe yazılımların güvenlik ve dünya kalite kriterlerine uyumluluğunu kontrol etmek için detaylı testi gerekliyken, İşbecer’e göre bu sektör, hata toleransının en düşük olduğu sektör ve oluşabilecek risklerin önceden görülüp önlenmesi önemli. İlaç sektörü de hata toleransının düşük olduğu sektörlerden. “Kullanılan otomasyon ve yazılımların güvenilir ve hatasız olması, iş modellerinde ve faturalamada kullanılan ilaç yazılımlarının test edilmesi amacıyla birçok ilaç şirketi testlere başvurur” diyen İşbecer’e göre, diğerlerinden biraz daha farklı olarak, perakende de son kullanıcıların aktif olarak kullandığı ve rahatlıkla yorum yaptığı bir sektör.

Mobilde testin sonu yok
Dünyada sayısı sürekli ve hızla artan milyonlarca mobil kullanıcı var. Bu yüzden test ortamlarının mobil cihazlardan erişimi ve görsel olarak o cihazlara uyumluluğunu sağlanması önem kazandı. Cihaz çeşitliliğinden kaynaklanan test ortamı çeşitliliği ise test uzmanlarının sadece bir özel platformda değil, birçok platformda bilgi sahibi olması gerekliliğini ortaya koyuyor. Unutmamak gerekir ki mobil, son kullanıcıya daha çok dokunan bir teknoloji. Bu yüzden yazılım tamamlandıktan ve ürün piyasaya çıktıktan sonra da test uzmanının görevinin sona ermediği bir test süreci mobille birlikte hayatımıza girdi.
Mobil cihazlar kendi başına apayrı bir konu değil. Ama Netsis Başkan Yardımcısı Yalçın Tarkan’ın da belirttiği gibi, içerdikleri donanım ve işletim sistemi çeşitliliği nedeniyle test süreçlerini zorlaştıran genel ‘ortam çeşitliliği’ konusuna büyük ek yük getiren konulardan biri. Uygulamalar için halihazırda var olan farklı ortam çeşitliliği tarayıcı bazlı uygulamalarda çok farklı tarayıcı uygulamalarının yaygınlığı ile test sürecini zor hale getirirken, uygulamaların mobil cihazlar üzerinde tarayıcının ötesinde, farklı işletim sistemi sürümleri, farklı donanım ve farklı çözünürlükler gibi çeşitliliği artıran bir yapı karşımıza çıkartması da test süreçlerini zorlaştırıyor. Servisnet Bilgi Teknolojileri Direktörü Turgay Memiş şu yorumu ekledi:
“Marka farklılığı, test edilecek cihaz sayısını artırmakta. Buna paralel, uyumluluk ve güvenlik testlerinin yapılması maliyet ve süre açısından oldukça yük getirmekte. Mobil yazılımların özellikle son kullanıcı açısından sayısının milyonlar ile ifade edilebildiği bir ortamda, test ekiplerinin farklı alanlarda yeterli uzmanlık seviyelerinde olmasının sağlanması zorunluluk.”

Testlerde süreklilik esastır
Mobil uygulamalarda, Keytorc Yönetici Ortağı Barış Sarıalioğlu’na göre, özellikle sunucu ve alıcı mimarisi için iki farklı dinamik söz konusu. Müşteriler, yani ‘client’ tarafı hız ve kullanılabilirlik odaklı iken, sunucu tarafında stabilite, güvenlik ve olgunluk ön planda. Bu karmaşık yapıyı yönetebilmek için geleneksel test metotlarını kullanmak etkin sonuçlar vermiyor. Buna karşılık mobil cihazların sayısı, mobil platformların ve ekran boyutlarının çeşitliliği, müşteri ihtiyaçlarının kısa zamanda değişimi ve projelerin hayata geçişindeki zaman kısıtları bu alanda farklı test metodolojilerinin ve tekniklerinin kullanılmasını zorunlu kılıyor. Sarıalioğlu, mobille gelen değişimlere şöyle dikkat çekti:
“Yazılım yaşam döngülerinin daha az sayıda gereksinimi kapsayacak şekilde kısaltılması ve buna bağlı regresyon test ihtiyaçları, çevik yazılım geliştirme metodolojilerinin yaygınlaşması, kullanımı en yaygın mobil test cihazlarının belirlenmesi, temini ve idame edilmesi, mobil test otomasyon araçlarının seçimi ve etkin kullanımı, mobil cihazlar yerine kullanılan simülatörlerin/emülatörlerin belirlenmesi bu konuda gördüğümüz en önemli değişimlerden.”
Test başlığında bir gelişim olduğu açıkça ortada. BA Works Yönetici Ortağı Emrah Yayıcı’ya göre, son üç sene öncesine kadar telekom, savunma sanayi ve yazılım sektörleri dışındaki tüm sektörlerde testler genelde iş analistleri ya da yazılımcılar tarafından yapılmaktaydı. Bugün ise hemen hemen tüm sektörlerde testlerin bağımsız test ekiplerince gerçekleştirildiğini görüyoruz. Bu noktada şirketlerin proje bazlı, düzensiz olarak yapılan testler yerine, o şirketteki tüm sistemlerin kalitesini sürekli olarak güvence altına alacak bir test yapısı kurmaları gereklilik halini alıyor.

MOBİL TEST İLE ESNEKLEŞEN SİSTEM

Türkiye’de IBM Rational Test Çözümleri’nin, pek çok değişik alanda faaliyet gösteren sektörleri hedeflediğini söyleyen IBM Türk Yazılım Grubu Rational Ürün Müdürü Mehmet Çağrı Elibol, bankacılık, telekomünikasyon ve sigorta şirketlerinden ilgiye dikkat çekti. Elibol, mobilitenin test uygulamalarında yarattığı değişimi ise şöyle anlattı:
“Test ekipleri çoğunlukla, test aktivitelerini mesai saatleri dışında kalan zamanlarda, ofislerinde, masa başında gerçekleştirmek zorunda kalıyor. Akıllı telefonların hayatımıza girmesiyle, test ekipleri, kendi hayatlarını kolaylaştıran bir sürü uygulamanın bu dünyada yer aldığını gördüler ve bu; onlara esneklik kazandırdı. Test ekipleri artık test aktivitelerini istedikleri zaman, istedikleri yerde, büyük bir esneklikle takip edebiliyorlar ve test durumlarının sonuçlarını raporlama imkanına sahip olarak süreçlerini yürütebiliyorlar.”

FİNANS VE TELEKOMDA ÖNCELİK BELLİ

Kullanıcı deneyimi tasarımı ve kullanılabilirlik testlerine odaklanmış bir şirket olduklarını söyleyen UXservices Yönetici Ortağı Koray Yitmen, bu başlıkta öne çıkan sektörleri finans ve telekom olarak sıraladı. Her iki sektördeki şirketlerin belli olgunluğa eriştiğini söyleyen Yitmen, şu detayı ekledi: “Herkesin aynı ürünü sunduğu bir ortamda, tabii ki sunulan hizmetin daha kolay ve hızlı olması şirketlerin farklılaşmasını sağlıyor. Bu nedenle bu sektörler kullanılabilirliğe ve kullanılabilirlik testlerine yatırım yapıyor.”
Mobille birlikte, kullanıcının sürekli değişen ortamlarda olması, hareketliliği ve ekran boyutu gibi kısıtlar kullanılabilirliği daha da ön plana çıkartıyor. Bu gelişimde Yitmen şu öneriyi yaptı: “Tersten bakacakta olursak, sektörde çok dillendirilen bir kanıya göre tasarımı önce mobile göre yapmak, yazılım geliştiren ekibin kısıtlarının daha iyi farkına varmasını ve önceliklendirmelerini daha iyi yapmasını sağlar. Her şeyin akıllı telefonlar aracılığıyla yapılmaya başlandığı bu devirde, bu eğilim kullanılabilirliğin önemini daha üst sıralara taşır.”

HATA RİSKİNE KARŞI GÜVENCE 

Savunma sanayi ve sağlık sistemleri sektörlerinde de yazılım test sürecine karşı gösterilen hassasiyetin fazla olduğunu söyleyen 4S Test Hizmetleri Grup Yöneticisi Okan Çakmak’a göre, bunun en önemli nedeni bu sektörlerde geliştirilen yazılım ve uygulamalardaki olası hataların bedelinin insan hayatıyla ödenmesi riski. Diğer sektörlerde yazılım test sürecine ilgi gösterilmesinin temel nedenleri arasında ise hatalı ya da kalitesiz bir yazılımı son kullanıcının kullanımına vermekten doğabilecek maddi kayıplar, müşteri kayıpları ve itibar zedelenmesi gibi nedenler ön plana çıkıyor. Bir tarafta mobil cihaz üreticilerinin sürekli yeni mobil cihazlar piyasaya sürmesi ve mobil işletim sistemlerinin yeni sürümlerinin ve yeni işletim sistemi yamalarının daha sık yayınlanmaya başlaması mobil uygulama testlerine farklı boyut kazandırıyor. Ayrıca Çakmak’ın dikkat çektiği gibi, mobil uygulamalar için test planlamasında her bir son kullanıcının birbirinden farklı bağlantı hızları ile uygulamaya bağlanıyor olması durumunu da değerlendirmek gerekebiliyor.

UYGULAMA, KURUMSAL GÜVENLİK DEMEK

Percom Bilişim Sistemleri Satış Yöneticisi Duygu Çolak, test süreçlerinde finans ve telekom sektörlerine, son yıllarda ‘.com’ şirketlerinin eklendiğini belirtti. Çoğu şirketin önceliği kritik iş süreçlerinin her yeni sürüm sonrasında test edilmesi, yani regresyon testlerinin daha sık ve yoğun gerçekleştirilmesi. Çolak’a göre, bu önemli fonksiyonların düzgün biçimde çalışması, bu regresyon testlerinin sıklıkla gerçekleştirilmesinin temel sebebi olarak gösterilebilir. Mobil uygulamalar ise birçok kurum için aynı zamanda ciroyu ve şirketin güvenilirliğini temsil ediyor. Çolak bu yapıyı şöyle örnekledi:
“Test hizmeti verdiğimiz müşterilerimizden bir tanesi, cirosunun yaklaşık yüzde 45’ini mobil platformlardan elde ediyor. Bu durumda, çok farklı sayıda cihaz ve mobil platform üzerinde testlerin koşturulması, ürünün farklı mobil platformlarda cironun ana kaynağı olan temel fonksiyonlarının sağlıklı çalıştığının doğrulanması gerekiyor. Geleneksel test yöntemlerine ek olarak, mobil cihazlarda test yapmak ve test otomasyonu gerçekleştirmek ayrı bir deneyimi gerektiriyor.”

YAZILIM YAŞAM DÖNGÜSÜ ŞART

Her yazılım ekibi sektör bağımsız olarak, uygulamanın kritikliği, yaygınlığı, kapsamı, karmaşıklığı, etkisi ve riski gibi kriterlere bağlı olarak test ekiplerini yapılandırıyor. Bu kriterlerle en çok örtüşen; ERP, finans, telekomünikasyon, ulaştırma, sağlık, bankacılık, e-ticaret gibi sektörlerde test ekiplerinin oluşturulması ve eğitimleri için ciddi yatırımlar yapılıyor. Univera Yazılım ve Teknoloji Müdürü Seçkin Karabacakoğlu’na göre, yazılım süreci tamamlandıktan sonra yapılan test, tek başına yazılım kalitesini artırmak için yeterli olmaz. İyi bir yazılım yaşam döngüsünün olması ve test ekibinin tüm süreç boyunca işin içinde olması bir gereklilik. Mobil dünyanın hızlı gelişimi ve değişimi de Karabacakoğlu’na göre hem yazılım geliştirme hem de test ekiplerinde benzer bir gelişim ve değişimi zorunlu kılıyor. Bu noktada, özellikle çoklu mobil platformlarının desteklenmesi gibi teknik zorlukları olan konularda işlerin karmaşıklığı da artıyor.
ETİKETLER : Sayı:956