Dosya Yeşil Bilişim 16 HAZİRAN 2014 / 12:10

İnsanlar bilinçlenmeye devam ediyor

İnsanlık doğanın korunmasına yönelik her geçen gün daha fazla bilinçleniyor ve çözüm üretiyor.

Yenilenebilir ve çevre dostu enerji çözümleri de bu artan enerji talebini çözmede ön plana çıkıyor. Yeşil bilişimin önceliğinin doğayı korumak olduğunu, ekonomik avantajların sadece artı değer olarak değerlendirilebileceğini ifade eden KoçSistem Veri Merkezi Yönetilen Hizmetler Grup Yöneticisi Murat Saraçoğlu “Yeşil BT adından da anlaşıldığı gibi elektrik sarfiyatı düşük, karbondioksit salınımı en azami, çevreye dost teknolojiler üretmektir. Yeşil BT, sadece elektrik ve donanım sarfiyatlarını azami seviyeye düşürerek kâr elde etmek değildir. Bu noktada önceliğimiz doğadır, tüketimin azalması ile gelen parasal kâr artı bir değerdir. Yine de yeni teknolojiler enerjinin daha fazla harcanması demek olsa bile içinde doğaya zarar vermeden çalışma prensiplerini içermektedir.
ZyXEL Türkiye Ürün ve İş Geliştirme Müdürü Şamil Doğan “Bugüne kadar her ne kadar, kişiler ve kurumlar olarak doğadan bağımsızmış gibi hareket ettik ve organik bağlarımızı yadsıdıysak da artık durum değişti. Tüm kaynaklarımızı sonsuza kadar kullanabilecekmiş gibi davranmaktan vazgeçtik. 5-10 yıl öncesinde hiçbirimiz bu kadar bilinçli değildik. Bu bağlamda şirketler de artık günümüzde yeteri kadar sorunun ciddiyetinin farkında. Teknolojinin doğayı koruması için alınan önlemlerin arttığını gözlemliyoruz. En azından ciddi anlamda çaba sarf edildiğini söylemek mümkün” diyor. Defne Teknoloji CEO’su Oğuz Haliloğlu “Gelişen teknoloji, geleneksel çözümlere kıyasla günden güne daha çok sektörde daha üretken, daha verimli çalışma imkânı sunarken doğayı ve doğal kaynaklarımızı da daha çok korumamızı sağlıyor” sözleriyle M2M, tele konferans, araç takip sistemleri gibi yeni teknolojilerin enerji verimliliğini artırarak çevreyi korumaya yardımcı olduğunu ifade etti.
“Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de 2020 yılında 800 bin ton elektronik atık olacağı öngörülmektedir. 2011 yılında bu atık miktarının sadece binde biri gibi küçük bir oranı geri dönüşüm süreçleri ile geri kazandırılmıştır” diyen Proline Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Serhan Ünalan da son yıllarda ekonomik, sosyal ve çevre yönünden taşıdığı önem nedeniyle Türkiye’de atıkların geri kazanımı konusu bireylerin ve kurumların gündelik hayatlarındaki uygulamalarına yansıdığını ifade ediyor.

Yeşil BT’nin geleceğinin akıllı şehirler perspektifinde olduğunu belirten Ünalan “Burada kritik olan husus akıllı şehirlerin gelişimiyle birlikte“ yenilenebilir enerji kaynaklarının enerji tüketiminde ne denli ağırlık kazanabileceğidir” diyor.
Avea Kurumsal İletişim Grup Direktörü Füsun Feridun konuyla ilgili şunları söyledi:
“Tüm iş süreçlerinin yanı sıra ana sorumluluk alanlarının dışındaki işlerde de sürdürülebilir bir yaklaşıma sahip olmaya dikkat ettiklerini dile getirdi. Bugünler için yeşil binalarda çalışmak, Energy Star logolu, verimli ürünleri tercih etmek, Çevre Koruma Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği ve ASHRAE standartlarına uymak gibi prensipler geliştirdiklerini belirten Feridun, “Yakın gelecekte yeşil bilişimin dünyaya katacağı çalışmalara dair enerji tasarrufu alanında Massachusetts Institute of Technology ile yakın geleceğin “Akıllı Şehir” kavramının bir ön çalışması niteliğinde olan “Akıllı Ev”, “Akıllı Kiosk” ve “Akıllı Durak” projeleri üzerinde çalışıyoruz.”
Bilişimin geri dönüşümü
Türkkep Genel Müdürü Yüksel Samast, “Bilişim teknolojileri hayatımızı daha çok doğa dostu hale getiriyor. E-dönüşümü sağlanmış kâğıt ortamından çıkarılıp elektronik ortamda yürütülen her işlem her uygulama her iş akışı, doğanın korunmasının yanında, ulusal ve kurumsal düzeyde ekonomik ve sosyal önemli faydalar sağlıyor. Fiziksel depolama ve enerji ve işçilik maliyetlerinden büyük tasarruflar sağlamaktadır. Maliyet ve verimlilik açısından değerlendirmenin yanında kurumsal sosyal sorumluluk ve itibar yönetimi açısından da bu konulara artık giderek daha çok önem verildiğini görüyoruz. Kâğıt kullanımını, karbon salınımını, çevre ve hava kirliliğini azaltması gibi avantajları olan sektörün bazı riskli çıktıları da bulunuyor. BT şirketlerinin geri dönüşüm ve doğa dostu özelliklerine çok özen gösterdiği kartuş, kağıt ve pil gibi malzemelerin yanı sıra arızalı bileşenler ve ömrü biten cihazların atıkları iyi imha edilmez ve geri dönüşümleri iyi yönetilmezse maalesef ciddi sorunlar doğuruyor” diyor. Bilişim sektöründe atık yönetimi ile ilgili konuşan KoçSistem Veri Merkezi Yönetilen Hizmetler Grup Yöneticisi Murat Saraçoğlu, “Tüm üretici şirketler teknolojinin elverdiği oranda dönüşebilir malzeme kullanması sayesinde BT şirketleri de bu malzemeleri doğrudan kullanabiliyor. Geri dönüşümü yapılabilecek sarf malzemeleri üretim sürecinde de kullanılması mümkün. Veri merkezi altyapılarında jeneratörlerde kullanılan yağ, antifrizli su veya kesintisiz güç kaynağı aküleri gibi materyaller üretime tekrardan fayda sağlamasa bile yerel işletmelere teslim edilerek çevreye zarar vermeden imha edilmeleri sağlanmalıdır” dedi.
Logo Yazılım CEO’su M. Buğra Koyuncu “Çevreye karıştığında çok zararlı olan kullanılmış piller de önemli bir sorundur. Logo olarak biz elektronik atıkları geri dönüşüme tabi tutacak şirketlere aktarıyoruz. Bununla ilgili de çeşitli bilinçlendirme çalışmaları yapıyor, bu pilleri şirketimizde topluyor ve ilgili şirketlere gönderimini yapıyoruz. Küresel teknoloji eğilimlerine bakıldığında artık daha az enerji harcayan, buna karşılık daha performanslı ve çevreci ürünlerin rağbet gördüğünü fark ediyoruz. Biz de bu eğilimi takip ediyor ve sistemlerimizde sürekli güncellemelere gidiyoruz” sözleriyle dünyadaki teknolojik eğilimlerin yeşil BT yönünde olduğunu dile getirdi.
Atık yönetiminin son aşaması, geri dönüşüm zincirine giren atığın sürecin sonunda tekrar üretim malzemesine dönüştürülmesi ve katma değer kazanmasıdır. Ancak bu sürecin maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle şirketler halen doğa dostu süreçleri değil, bütçe dostu çözümleri tercih ediyor. Xerox Türkiye Pazarlama Direktörü Ayşen Şişman “Akıllı enerji kullanımını esas alan çalışma şekilleri ile doğayı ve çevreyi koruduğunu söyleyebiliriz. Buna rağmen yeşil iş süreçlerini yasal olarak denetlemek gerektiğini düşünüyoruz. Bununla birlikte üretimde geri dönüştürme işlemleri ne yazık ki maliyetleri bakımından tercih edilmiyor. Geri dönüşümlü kâğıtlar çok az kullanıldığı için halen maliyetleri diğer kâğıtlara göre daha yüksek. Geri dönüşümlü ürünlerin kullanımı arttıkça fiyatları da düşecektir. Bu yüzden maliyetlerine rağmen geri dönüştürülmüş kâğıt kullanımı teşvik edilmelidir” dedi. Atos, karbon ayakizlerini azaltma konusunda da farkındalık yaratmak için geliştirdiği basit ve eğlenceli bir web uygulaması olan Karbonolcer.com ile bireysel düzeyde bir farkındalık oluşturdu. Atos Türkiye Kurumsal İletişim Direktörü Deniz Karaman “Bu konuda farkındalık yaratmayı amaç edindik, diğer şirketlerin de bu konuda projeler geliştirmeyi öncelikli hedef haline getirmesi gerektiğine inanıyoruz” diye sözlerini bitirdi.

Kaynakları verimli kullanmak mümkün

Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Burak Sevilengül “Çevresel sorumluluklarımızı yerine getirmek iş önceliklerimiz arasında yer alıyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını her geçen yıl artırıyor, enerji verimliliği doğrultusunda süreç optimizasyonu çalışmalarına odaklanıyoruz. Özellikle fiber şebekesinde kullandığı teknolojik çözümlerle enerji tasarrufu sağlıyoruz. Kaynakları verimli kullanımlarına örnekler verirken yüksek teknolojinin yüksek katkısı olduğunu belirtiyor. M2M altyapısı ile 450 binden fazla aracı akıllı araç haline getirerek araç takip sistemleriyle yıllık 1 milyar TL’ye varan yüzde 20 yakıt tasarrufu sağladık. Akıllı reaktif yönetim servisi ile kurumsal müşterilerin enerji faturalarında yüzde 30 tasarruf, akıllı sayaçlarıyla da enerji ve su kaçaklarında yüzde 10-15 oranında düşüş sağladık” diyor. Sevilengül geleceğe yönelik yeşil bilişim projeleri arasında makineler arası iletişim, akıllı uygulamalarla seyahat, ürün, servis ve süreçlerin sanal alternatiflerin yaygın kullanılmasını gösteriyor.

İnsanlar bilinçlenmezse teknoloji yetersiz kalır

Vizyon Arge Satış Müdürü Sinem Tirkeş, “Yeşil bilişim, kavramı ister istemez üreticileri yenilikler geliştirmeye itse de; bu konuda bireysel bilinç seviyesi artırılmadıkça sadece teknoloji geliştirmek yetersiz kalacaktır. Artan mobilite, yeni teknolojiler ister istemez genişleyen BT kullanımı ve yatırımlarını da beraberinde getirdi. İnternetin kullanımının yaygınlaşması büyük veri kavramını ortaya çıkarırken yeni altyapı yatırımlarının getirdiği teknoloji her ne kadar doğa dostu gözükse de doğaya ister istemez zarar vermektedir. Bu zararı en aza indirgemek yine tüketicilerin bilinçlenmesi ve devlet-sektör politikalarıyla mümkündür” diye vurguladı.
ETİKETLER : Sayı:976