Dosya Yöneticiler - 2016 Öngörüleri 02 OCAK 2016 / 17:36

Başarıya giden yol doğru veri stratejisinden geçiyor

Her geçen gün çeşitlenen mobil cihaz ekosistemi, nesnelerin interneti ve bulut derken şirketlerin günümüzde veri trafiği hiç olmadığı kadar arttı. Bu durum verinin kontrolünü ve saklanmasını zorlaştırırken, özellikle şirketlerin ve kurumların bu konuda kesin bir strateji belirleyerek, yol haritalarını buna göre belirlemeleri gerekiyor.
“Teknolojinin hızı ile bugün geldiğimiz noktada dokunduğumuz, söylediğimiz ve yaptığımız her şey veri üretiyor. Sıradan bir günde 1,3 milyardan fazla insan sosyal ağlarda birbirleri ile etkileşime giriyor; 9 milyardan fazla alıcı ise neyin üretildiğini, satıldığını ve teslim edildiğini takip ediyor. Ve tüm bu faaliyetler çok büyük miktarda veri üretiyor. Bu durum, tüm şirketler için önemli bir fırsatın yanı sıra büyük zorluklar da doğuruyor. Birçok şirket kendi büyük veri stratejisini geliştirmeye çalışıyor.” açıklamasını yapan SAP Türkiye Genel Müdürü Zeynep Keskin, konuşmasını şöyle sürdürüyor:
“Günümüzde tüm şirketlerin verilerinin bir kısmı yerinde (tesis içinde), bir kısmı genel bulutta, bir kısmı ise mobil uygulamalarda bulunuyor. En önemli önceliklerimizin başında, buluta erişimi sadeleştirerek, mobil, iş analitiği, büyük veri yönetimi çözümlerimizle iş süreçlerindeki karmaşayı önleyerek müşterilerimizin işlerini daha basit ve hızlı yönetmelerine yardımcı olmak geliyor.
“Dijitalleşmenin son hızla hayatımızın her alanına yayıldığı yadsınamaz bir gerçek. Yaşamakta olduğumuz bu dijital dönüşüm doğru değerlendirildiği takdirde sadece biz bireylere değil kurumlara da göz ardı edilemeyecek bir takım fırsatlar sunuyor. Büyük veri, bulut bilişim, nesnelerin interneti, sosyal ağlar, iş ağları ve bağlantı ekonomisi gibi kavramlar bu dönüşümün yapıtaşları olarak karşımıza çıkıyor. 2020 yılı itibariyle 50 milyar cihazın internete bağlı olacağı, hali hazırda 1,3 milyar kişinin sosyal ağlar üzerinden haberleştiği, bugüne kadar üretilmiş olan tüm verinin yüzde 90’ının son iki yılda üretildiği bir dünyada yaşıyoruz.
Günümüzde her uygulamaya istenilen her mobil cihazdan ilk andan itibaren ulaşmak mümkün. Teknolojiye uzak müşteri profili giderek azalıyor, dijitalleşen dünya ile birlikte artık her an internete bağlı ve sosyal ağlarla meşgul olan tüketiciler alışverişlerini mobil cihazları üzerinden gerçekleştiriyor. Markalar da müşteri odaklı bir yaklaşımla hareket ederek her temas noktasında kişisel ilgi ve içerik bekleyen tüketicinin talebini anında karşılayabilmeyi hedefliyor. Çevrim içi ve çevrim dışı satış kanalları hızlı bir şekilde birleşirken, başarılı olabilmek için müşteri bilgilerinin, siparişlerin ve stokların gerçek zamanlı izlenmesi, yönetilmesi ve analiz edilmesi oldukça önem taşıyor.”