Enerji kullanımı ve merkezi yönetim ana noktalar


EMC Türkiye Teknoloji Danışmanı Selçuk Başdemir, veri merkezi altyapılarının bir başka noktasını oluşturan veri depolama alanında yaşanan önemli teknoloji değişimlerine dikkat çekiyor. 2009 yılının en önemli konularından birinin Solid State disklerin kullanımının yaygınlaşmaya başlaması olduğunu belirten Başdemir, “Katmanlı veri depolama yaklaşımında SSD diskler ‘Tier 0’ olarak tanımlanan yeni bir katman ortaya çıkarttı. Bununla birlikte katmanlı veri depolama kullanımının
önemi de arttı. EMC en son nesil Symmetrix VMax sistemleri üzerinde tamamen otomatize veri katmanlaması sağlayan Fast adındaki teknolojiyi duyurdu” diye konuştu.
Veri merkezlerinde sanallaştırmanın uygulanmasının kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlarken maliyetlerin de düşmesini sağladığını da belirten Başdemir, “Daha önce altyapı teknolojilerini yöneten bilgiişlem departmanları, sanal veri merkezlerinde artık altyapı servisleri sağlayan bir duruma gelmekte, fiziksel sistemleri yönetmek yerine artık politikaları yöneterek doğru uygulamaların, doğru sunucular üzerinden hizmet vermesini ve verilerin doğru disk sistemleri üzerinde depolanmasını sağlamaktadırlar. Sanallaştırma teknolojilerinin artması ile birlikte pek çok üreticinin bir araya gelerek bir vizyon oluşturması gereksinimi ortaya çıkmıştır. Böylece bugünün sanal ortamlarının tamamen otomatize ve dinamik veri merkezlerine dönüştürülebilmesi sağlanabilir duruma gelmiştir. Örneğin bu konuda EMC, Cisco ve Vmware bir araya gelerek geleceğin sanal hesaplama merkezini (VCE, virtual computing environment) oluşturdu. Bu altyapı gelecekte çözüm sağlayıcı şirketler için önemli bir rol oynayacaktır” diye yorumda bulundu.
Konsolidasyon ve artan iş uygulamaları akıllı yönetim yazılımlarına ihtiyaç doğuruyor
Fujitsu Türkiye Genel Müdürü Halit Zaim’e göre veri merkezlerinin en temel problemlerinden biri de mevcut sistem kaynaklarını doğru şekilde yönetememek. Bir yandan sayısı giderek artan sunucuların konsolidasyon ihtiyacı, diğer yandan ise artan iş uygulamaları nedeniyle mevcut atıl kapasiteleri kullanma zorunluluğunun sözkonusu olduğunu belirten Zaim, bu noktada akıllı yönetim yazılımlarının önem kazandığını belirtti. Bu konuda akıllı yönetim yazılımları ile sistem yöneticileri üzerindeki baskıyı kaldırmayı hedeflediklerini ifade eden Zaim, “Yazılımın otomatik kaynak atama becerisi, iş uygulamalarına mevcut altyapıyı en son noktasına kadar kullanma olanağı verirken, yöneticiler de sistemin kurulumunda gerekli otomasyon ayarlarını çok basit bir şekilde yapabiliyorlar. Dolayısıyla klasik yollarla gerçekleştirilen bir sistem kurulumu için gereken süreden bu yazılım sayesinde yüzde 90 oranında tasarruf edilebiliyor” şeklinde konuştu.
Veri merkezlerinde gelişimi enerji ve sunucular belirliyor
Global İletişim Genel Müdürü Murat Küçüközdemir’e göre son dönemlerde veri merkezinin önemli bileşenlerinden olan enerji ve sunucular veri merkezlerindeki gelişmeleri belirleyici unsurlar arasında yer alıyor. Enerjiyi en çok tüketen sistemlerin başında iklimlendirme geldiğinden dolayı bu alanda tasarrufa yönelik yeni teknolojilerin her geçen gün hızla gündeme girdiğini belirten Küçüközdemir, “Altyapıdaki bu değişim ile elektrik harcamalarından tasarruf etmek ve efektif bir iklimlendirme sistemi sağlamak amaçlanıyor. Sunucu pazarında ise son dönemde gelişmekte olan ve her geçen gün daha fazla kullanılır hale gelen sanallaştırma teknolojisi ile önemli değişimler yaşanıyor” diye konuştu.
Estap İş Geliştirme Müdürü Serdar Goralı’ya göre veri merkezi otomasyonunda iklimlendirme ve enerji bütçeleri günümüzde BT altyapısı ile iç içe geçmiş ve birlikte değerlendirilip tasarlanması gereken bir hale dönüşmüş durumda. Veri merkezlerinde sağlanan enerjinin amacının öncelikle BT cihazlarınızın çalıştırılması olduğunu belirten Goralı, ödenen elektrik faturasının yüzde 40-45’lik kısmı tasarruf edilebileceğinden iklimlendirme konularında etkin soğutma sağlamanın tasarruf ve verimliliğe doğrudan etki ettiğini belirtiyor. Soğuk – sıcak koridor uygulamaları, gazlı ve büyük güçlerdeki veri merkezleri’nde (500kW/1 MW ve üzeri) su soğutmalı sistemlerin verimliliği önemli şekilde artırdığını dile getiren Goralı’nın veri merkezleri altyapılarındaki gelişmelerle ilgili diğer görüşleri ise şöyle: “Diğer bakımdan kabinet bazında profesyonel kablo organizasyonu, yüksek yük taşıma kapasitesi ve hava geçirgenliği, kabinet bazında sıcaklık, nem, duman ve bunun gibi kritik parametrelerin izlenmesi, kabinet bazında tüketilen enerjinin takibi, yangın söndürme sistemleri, güç dağıtım altyapısı (busbar vb.), bakır ve fiber veri ve enerji kablolamasında kesintisiz iletimin denetlenmesi ve tüm bu kavramların merkezi yönetimi günümüz veri merkezi teknolojilerinde öne çıkmakta.”
Veri merkezi altyapılarından söz edildiğinde birden çok unsurun belirleyici olarak karşımıza çıktığını belirten Bimsa Sistem Mühendisi Cem Güneyli’ye göre bunlar konsolidasyon, operasyonel kolaylık, standardizasyon, esneklik, kaynak kullanımının artırılması, az enerji tüketimi, sahip olma maliyetleri ve harcamaların düşürülmesi olarak sıralanıyor. Diğer taraftan teknolojik olarak gelişmelerin de çok farklı noktalarda olduğunu dile getiren Güneyli, “Veri merkezi anahtarlama, depolama ağları, uygulama ağı, veri merkezi güvenliği, sunucu ve masaüstü sanallaştırma, uygulama sanallaştırma, erişilebilirlik, felaketten kurtarma konuları en son yaşanan gelişmelerdir. Veri merkezlerinin bu konularda belirlenmiş olan bilişim standartlarını sağlaması, ayrıca bu konularda hizmetler vermesi gerekmekte” diye konuştu.
Yapısal kablolama sistemi maliyetinin veri merkezi toplam maliyeti içersinde çok yüksek bir tutar oluşturmadığını belirten HCS Kablolama Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Ufuk Yılmaz, bu durumun son kullanıcıların yapısal kablolama sistemleri için en son gelişme ve teknolojilere uygun ürünlere yatırım yapmasını olanaklı kıldığı görüşünde. Son dönemde veri merkezlerinde altyapıda kullanılan kablolama ürün eğilimlerine de değinen Yılmaz, “Genel olarak yedekli yapı dikkate alınarak tasarım yapılmakta. Kablolama sisteminin esnek bir platformda kullanılması için aktif cihaz portlarının ayna panellere kopyalanması suretiyle tak-çıkar-değiştir işlemleri için aktif cihaza müdahale ihtiyacını ortadan kaldırır, hem de farklı bölgelerdeki sunucuların bağlanacağı aktif cihaz değişiklikleri en kolay şekilde basit bir patch değişimiyle merkezde yapılabilir. Kablolama sistemi ana dağıtım alanının yanı sıra bölge dağıtım alanlarına da indirgenerek, herhangi bir arıza durumunda bu arızadan etkilenen kısmın sadece arıza kaynağına bağlı bölge olması ile diğer bölümlerin çalışmaya devamı sağlanır. Diğer yandan son dönemde gerek fiber optik gerek bakır kablolama için hem kurulum, hem de kurulum sonrası sistem çalışırken olası ihtiyaçlardan doğan servis süresini minimize eden tak – çalıştır özellikli ürünler oldukça ön plana çıkmış durumda. Kullanılan ürün olarak fiber kablolama için OM3/OM4 fiberler MPO/MTP hazır sonlandırılmış konektörler ile ilk tercih edilen ürünler” şeklinde konuştu.